(4721 S. K. m. 1027) (1086 S. K. m. 38)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı, dava konusu taşınmazlar hakkında daha önce açılan davadaki hüküm fıkrasında mirasçılık belgesindeki payları oranında tapuya tesciline karar verildiğini, müdürlükçe kayıt malikleri adına paydalar belirtilmeden tescil işleminin yapıldığını, ilgililerin tashihen düzeltme talebinde bulunmadıklarını ileri sürüp, çekişme konusu taşınmazların tapu kayıtlarında maliklerinin pay ve paydaların belirlenerek verilmesi suretiyle tapu kayıtlarının tashihen düzeltilmesini istemiştir.
Davalılar, dava konusu taşınmazların kayıtlarının 2/4 pay Ö., 1/4'er pay A. ve M. adına kayıt ve tescili gerektiğini beyan etmişlerdir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların 4/8 pay oranında Ö., 1/8'er pay A. ve M., kalan 2/8 payın ise Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
Karar, davalı A. tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi B.D.K.'nin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteği değerden reddedilip gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, tapu sicil müdürlüğü tarafından açılan kayıt maliklerinin paylarının tapu kaydında belirlenmesi ve yazılması istemine ilişkindir.
Mahkemece; dava konusu taşınmazların 4/8 pay oranında Ö., 1/8'er pay A. ve M., 2/8 payın ise Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; tapu kayıt malikleri tarafından Hazine aleyhine açılan B. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1986/243 Esas, 1989/800 Karar sayılı davası sorununda çekişmeli 805, 806, 879, 898 ve 899 parsel sayılı taşınmazların davacılar adına miras payı oranında tesciline karar verildiği, hükmün böylece kesinleştiği, paylardaki oransızlık, pay, payda uyumsuzluğu. nedeniyle payların açıklanması için yapılan tavzih isteğinin reddedildiği ve davacı idare tarafından eldeki davanın kayıt maliklerinin mirasçılarına karşı açıldığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği gibi, malikin ya da maliklerin bir taşınmazdaki paylarının değiştirilmesi ya da yeniden belirlenmesi mülkiyet hakkıyla ilgilidir. Bunun sonucu olarak mülkiyetten doğan tapu kaydı ile ilgili değişiklikler ya paydaşların tamamının onay ve isteğiyle ya da onların açacağı dava sonucu hükmen gerçekleştirilebilir.
Eldeki davadaki, istek ise sicillerin doğru ve düzgün tutulması ilkesi ile ilgili değildir. Doğrudan kişilerin mülkiyetinin değişikliği sonucunu yaratacak, başka bir ifadeyle kişilerin mülkiyetiyle ilgili sicil değişikliğini gerektirecek nitelikte olduğu açıktır.
Hal böyle olunca, tapu sicil müdürlüğü tarafından açılan davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy