(1.4.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararı) (4721 S. K. m. 706) (818 S. K. m. 18, 213) (2644 S. K. m. 26)
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, miras bırakanı K.'in mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak 4174, 552 ve 180 parsel sayılı taşınmazlarını davalılardan kızı ve damadı olan G. ve M.'ye temlik ettiğini, onlarında 180 parseli ve 4174 parseli davalı Ş.'ye, 552 parseli ise davalı K.'e emanetçi sıfatıyla devrettiklerini, tüm işlemlerin danışıklı olduğunu ileri sürmüştür.
Davalılardan Ş. ve K. davaya cevap vermemişler, mirasçı olan davalılar Hikmet ve Birsen davanın kabulünü istemişler, diğer davalılar davanın reddini savunmuşlardır. Gerek tapuların iptali ile K. mirasçıları adına tescilini, olmadığı takdirde tenkis hükümlerinin uygulanmasını istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar Dairece dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 552 parsel sayılı taşınmazın dava dışı 3. kişiden davalı G.'a intikal ettirildiği 180 ve 4174 parsel sayılı taşınmazların ise miras bırakan tarafından davalı M.'ya temlik edilip, onunda davalı Ş.'e satış yoluyla temlik ettiği ancak 1998/501 esas sayılı davada çekişmeli taşınmazların davalı M. ve G.'ın hileli davranışları ile elinden alındığı iddiası ile açılan davadan murisin feragat ettiği, hileye maruz kaldığını ve kandırıldığını ileri süren kişinin anılan işlem bakımından bilerek, isteyerek bir iradeye ulaştığı söylenemeyeceği gibi bu olgunun mahkeme kararı ile de belirlenmesi nedeniyle çekişmeli tüm taşınmazlar yönünden 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının uygulama yeri bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekeceği gerekçesi ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 7.3.2006 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat M.A. G. ile temyiz edilen G. A. vs. vekili Avukat M. K., K. Ç. vekili Avukat M. A. ile diğer temyiz edilenler H. O., B. S. geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin ve asillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı bilahare Tetkik Hakimi Ü. A.'in raporu okundu.düşüncesi alındı. Dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal, tescil olmadığı takdirde tenkis isteklerine ilişkin olup hükmüne uyulan bozma ilamında miras bırakan tarafından açılan (1998/501 esas sayılı) davada çekişmeli taşınmazların hile hukuksal nedenine dayalı olarak iptal ve tescili istenilmiş, daha sonra taşınmazlardaki hakkını aldığı bildirilip davadan feragat ettiğinden reddine karar verilmiş olup, hileye maruz kaldığını ve kandırıldığını ileri süren kişinin anılan işlem bakımından bilerek ve isteyerek bir iradeye ulaştığının söylenemeyeceği bu olgunun mahkeme kararı ile de belirlenmesi nedeniyle çekişmeli taşınmazlar bakımından 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının uygulanamayacağı gerekçesiyle iptal tescil isteminin reddine karar verilmesi gereğine değinilmiş, mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine hükmedilmiştir.
Bozma ilamında da değinildiği üzere 552 parsel sayılı taşınmazın miras bırakanın tarafı olmadığı akitle bedeli muris tarafından ödenmek suretiyle davalıya mal edildiği anlaşılmaktadır.
Bağış hükmündeki bu temlik nedeniyle Türk Medeni Kanununun tenkis hükümlerinin uygulanacağında kuşku yoktur. Davada tenkis isteği de mevcuttur. Daire bozmasında bu husus maddi yanılgı sonucu gözden kaçırılmıştır.
Öyle ise, bozma ilamı bakımından ve değinilen taşınmaz yönünden davacı yararına kazanılmış hak olduğundan söz edilemez.
Sonuç: Hal böyle olunca, çekişme konusu 552 parsel yönünden gerekli araştırmanın yapılması koşullarının varlığı halinde tenkise hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir. Davacının buna yönelik temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü H.U.M.K.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 4.12.2005 tarihinde yürürlüğe giren Avukat Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 450,00 YTL. duruşma Avukat parasının temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy