(1086 S. K. m. 417)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, miras bırakanları Z. Bilgi'nin kendilerinden mal kaçırmak ve mirasını davalı oğlu G.'e bırakmak amacıyla 914 ada 13 parseldeki taşınmazını muvazaalı işlemlerle ve aracılar kullanmak suretiyle davalı oğluna intikal ettirdiğini ileri sürüp tapu kaydının iptali ile mirasçılar adına tescilini istemişlerdir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlar, davalı G. birleşen 1999/133 E. Sayılı davasında; kayden maliki bulunduğu taşınmazdaki meskeni davalıların işgal ettiklerini ileri sürüp elatmanın önlenmesi ve ecrimisilin müştereken ve müteselsilen davalılar M. ve S.'ten tahsilini, birleşen 2004/137 E. Sayılı davada; davalı Metin'in elatmasının önlenmesi ile ecrimisilin davalı M.'den tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ispat edilemediği gerekçesiyle; asıl davanın reddine, müdahalenin sabit olduğu gerekçesiyle; birleşen davaların kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi S. Altınbulak'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil; birleşen davalar elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 914 ada 13 parsel sayılı taşınmazdaki payın miras bırakan tarafından davalıya intikalinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu kanıtlanamadığına göre bu isteğin reddedilmiş olması doğrudur.
Öte yandan, birleşen 1999/133 esas sayılı dava yönünden, davacı-karşı davalının çekişmeli yeri haklı ve geçerli bir nedene dayalı olmaksızın işgalinde bulundurduğu dikkate alınarak bu dava bakımından elatmanın önlenmesi ve ecrimisile hükmedilmiş olmasında da isabetsizlik yoktur.
Ancak, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istekli olarak açılıp eldeki dava ile birleştirilen 2004/137 esas sayılı davada; elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne karşın, ecrimisil isteği bakımından olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru değildir.
Diğer taraftan, muvazaa istekli dava dilekçesinde dava 500.000.000 TL değer gösterilerek açılmış, yargılama aşamasında çekişmeli taşınmazın değeri 20.000.000.000 TL. belirlenmiş ve bu miktar üzerinden harç ikmali yapılmıştır. Dava reddedildiğine göre, davalı yararına keşfen saptanıp harcı tamamlanan değer üzerinden avukatlık parasına hükmedilmesi gerekirken eksik vekalet ücreti takdiri isabetsizdir.
Sonuç: Davalının bu hususlara ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene iade edilmesine, 23.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy