(4721 S. K. m. 1023)
Taraflar arasında görülen davada; Davacı, eşinin davalı H.'a olan borcu nedeniyle 1 parsel sayılı taşınmazını eşinin de baskısı ile teminat olarak vermek isterken, noterde dava dışı Ş. Ç.'ye satış yetkisi vermiş olduğunu, Ş.'in taşınmazı dava dışı B.'ye, ondan davalı H.'a, onun da diğer davalı C.'e satış yoluyla temlik ettiğini öğrendiğini, yapılan temliklerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek kaydın iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı H., iddiaların doğru olmadığını, diğer davalı ise kayda güvenerek taşınmazı 20.000,00 YTL bedelle satın aldığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının iddialarını kanıtlayamadığı, davalı C.'in ise iyi niyetli olarak taşınmazı satın aldığı TMK. nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanması gerektiği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekil tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi S. Yumma'nın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Duruşma isteği değerden reddedilip, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Sonuç: Dosya içeriğine, toplanan delillere hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davada dayanılan hukuki sebebe ilişkin ileri sürülen vakıalar kanıtlanamadığına, son kayıt malikinin Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanacağı anlaşıldığına göre; davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 0,90 YTL. bakiye onama harcının temyiz edenden alınmasına, 19.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy