(4721 S. K. m. 736) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasında görülen davada; Davacı kayden maliki bulunduğu 13 parsel sayılı taşınmazına komşu 12 parseldeki binanın sınırına yapıldığını, davalıya ait 2 nolu bağımsız bölümün taşınmazına bakan kısmına imar mevzuatına aykırı olarak mutfak ve wc penceresi açıldığını, pencerelerden gürültü ve koku geldiğini ileri sürerek, pencerelerin kapatılması suretiyle el atmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece ... çevre mühendisi bilirkişi raporuna göre davanın reddedilmiş olmasının doğru olmadığı, uzman bilirkişiden anılan bulgular gözetilmek suretiyle zararın giderilmesi ile ilgili ne gibi önlemler alınabileceği konusunda yeniden görüş alınması gerektiği belirtilerek bozulmuş olup, Mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi S. Özer'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava komşuluk hukukundan kaynaklanan çekişmenin giderilmesi, pencerelerin kapatılması isteğine ilişkindir.
Mahkemece, daha önceki kararın bozma ilamına uyularak pencerelerin kapatılması isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Çekişme konusu binanın başlangıçta kaçak yapı niteliğinde iken, imar atfı uyarınca ruhsata bağlandığı böylece imara uygun hale geldiği dosya kapsamı ile sabittir.
Hükmüne uyulan bozma kararında uzman bilirkişiden zararın giderilmesi ile ilgili olarak önlemlerin neden ve nelerden ibaret olacağı konusunda yeniden görüş alınması hususuna değinilmiştir.
Oysa, mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin bozma kararında gösterilen hususları kapsar nitelikte olduğu söylenemez.
Bu durumda, yerinde yeniden biri çevre mühendisi olmak üzere 3 kişilik uzman bilirkişi kurulunca araştırma yapılarak ileri sürülen rahatsız edici durumun imara uygunluğunu saptanan pencerelerin kapatılması dışında başkaca bir önlemle giderilip giderilemeyeceğinin araştırılması ve belirlenmesi, sosyal ve beşeri ilişkilerinde gözden uzak tutulmaması, neticeten belirlenecek en uygun olan önleme hükmedilmesi gerekirken imara uygunluk durumu gözetilmeksizin yazılı olduğu üzere son çare olarak düşünülmesi gereken pencerelerin kapatılması suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK' un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.05.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy