(818 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanı babası Tevfik'in 227 parsel sayılı taşınmazdaki 1/4 payını ikinci eşi olan davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin, mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddianın sübut bulduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 14.11.2008 Cuma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenin vekili geldi, davetiye talebine rağmen temyiz edilenin vekili gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı. Süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Mahkemece, sübut bulan davanın kabulüne karar verilmiş ve anılan karar 25.02.2008 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş, davalı vekili tarafından 09.05.2008 tarihinde mahkemeye verilen dilekçe ile karara düşülen kesinleşme şerhinin kaldırılma isteği ile birlikte karar temyiz edilmiş, mahkemece 13.05.2008 tarih 2006/375 esas, 2008/21-1 sayılı ek karar ile usulü dairesinde kararın davalıya tebliğ edilmiş olmasına karşın süresi içinde temyiz edilmediğinden karara düşülen kesinleşme şerhinin kaldırılmasını gerekli kılacak bir hususa rastlanmadığından bahisle isteğin reddine karar verildiği, davalı tarafından 14.05.2008 tarihinde verilen dilekçe ile esas kararla birlikte ek kararın temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Davalı, kararın kendisine tebliğine ilişkin tebligat parçasındaki imzanın kendisine ait olmadığını, sahte olarak yerine imza atıldığını, karardan habersiz olduğunu ileri sürerek, süresi içinde temyiz edilmediği benimsenerek karara düşürülen karar kesinleşmiştir şerhinin kaldırılmasını ve kararın temyizen incelenmesini ileri sürmüş ve tebligat ile ilgili tahkikat yapılması yönündeki talep yerinde görülmeyerek, reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de; kararın tebliğ mazbatasında yazılı olduğu şekilde tebliğ tarihi 25.02.2008 olduğu kabul edildiği takdirde dilekçenin veriliş tarihi olan 09.05.2008 tarihine göre yasal temyiz süresinin geçtiği kuşkusuzdur.
Oysa, davalı tebligatta yer alan imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüş, ne var ki, mahkemece, tebligat parçasındaki imzanın davalıya ait olup olmadığı konusunda hukuksal ve bilimsel manada bir araştırma ve soruşturma yapılmadan temyiz süresinin geçtiği ve kararın kesinleştiği kabul edilmiştir.
Kaldı ki, davalı tarafından tebligat evrakında usulsüzlük yapıldığı yönünde Cumhuriyet Savcılığı'na şikayette bulunulduğu ve Sarıyer Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/4321 soruşturma nolu hazırlık evrakı ile bu konuda tahkikat yapıldığı sabittir.
Hemen belirtilmelidir ki, tebligat mazbatasında yer alan imzanın davalıya ait olmadığının açığa çıkması halinde temyiz süresinin geçirildiğinin ve böylece kararın kesinleştiğinin kabulüne olanak yoktur.
Bu belirlemeye göre; davalının iddiası doğrultusunda tebligat mazbatasında yer alan imzanın davalıya ait olup olmadığı yönünde imza tatbikatı yapılmak suretiyle merciinden rapor alınması, Cumhuriyet Savcılığı'nda yürütülen hazırlık tahkikatı sonucunun da beklenerek gerekli muktezanın tayin edilmesi icap ederken eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: O halde, davalının bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile yerel mahkemenin 13.05.2008 tarihli ek kararının BOZULARAK, ortadan kaldırılmasına, kararın ortadan kaldırılması akıbeti şimdilik bilinmediğinden esas kararın temyizen incelenmesine bu aşamada yer bulunmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 13.12.2007 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 550,00.TL duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 14.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy