(4721 S. K. m. 683, 692, 994)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, murisleri İsmail Hakkı ve Halil adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı 483 parsel sayılı taşınmazın, paydaşlardan İsmail Hakkı'nın mirasçılarından olan davalı Kamil tarafından tamamının üzüm bağı yapılmak suretiyle kullanıldığını ve kullanımlarının engellendiğini, paydaşların onayını almaksızın taşınmazın tahsis edildiği amacı değiştirdiğini ileri sürerek payı oranında elatmanın önlenmesine, bağ çubuklarının sökülerek taşınmazın eski haline getirilmesini, yargılama sırasında atanan tereke temsilcisi davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazdaki muris Halil'e ait payı haricen satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazda intifadan men koşulu gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, tereke temsilcisi vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi H.Fatih Demirer'in raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme isteklerine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu taşınmazda davacının eşi mirasbırakan Halil'in 13/16, kayınpederi diğer mirasbırakan İ.Hakkı'nın ise 3/16 oranında paydaş oldukları, davalının da paydaş İ.Hakkı'nın mirasçısı olduğu, taşınmazın tapuda tarla niteliği ile kayıtlı olduğu halde, davalının savunmasından da anlaşıldığı üzere burayı üzüm çubukları dikmek suretiyle bağ haline getirdiği, böylece taşınmazın niteliğini değiştirdiği ve tamamını tasarrufunda bulundurduğu anlaşılmaktadır. Keza, bu husus keşfen de belirlenmiştir.
Davalı taşınmazı Halil'den haricen satın aldığını savunmuş ise de; paylı mülkiyet üzere olan taşınmazın, paydaşlarından birinin harici satışta bulunmuş olması, diğer paydaşları bağlamayacağından, haricen satın alan kişi yararına TMK. nun 994. maddesi anlamında hapis hakkı tanınması mümkün değildir.
Öte yandan, taşınmazın niteliğinin değiştirilmesi önemli idari tasarruflardan olup, TMK. nun 692. maddesi uyarınca paydaşların oybirliğini gerektirir. Olayda bu koşul yerine getirilmemiştir. Ayrıca yukarıda değinildiği üzere taşmazın tamamı davalının tasarrufunda olup, bu husus davalının da kabulündedir.
Hal böyle olunca, yanların paydaş olduğu gözetilerek pay oranında elatmanın önlenmesine, taşınmazın bağ haline getirilmesi açısından da TMK. nun 692. maddesinde yazılı koşul da olayda gerçekleşmediğinden eski hale getirme isteğinin kabulü ile taşınmaza dikilen bağ çubuklarının yıkımına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeler ile davanın reddedilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davacı tarafın temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.06.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy