(4721 S. K. m. 9, 10)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı eşi Cemile'nin, özürlü olması nedeni ile vesayeti altında bulunduğunu, eşinin kardeşi olan Ali'nin kendisinden habersiz kısıtlı Cemile'den vekaletname almak suretiyle, Cemile'ye ait 179,242,441 parsel sayılı taşınmazları hile ile davacılara sattığını bedelin ödenmediğini ileri sürerek tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine dair karar Dairece
davada ehliyetsizlik hukuki sebebine dayanıldığı, Adli Tıp Kurumundan rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle
bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak davanın reddine dair karar Dairece bu kez
Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerekirken Akdeniz Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı raporu ile yetinilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle
bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince Adli Tıp Kurumundan alınan rapora göre kısıtlının ehliyetsiz olduğunun saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Uğur Şentürk'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteğinin değerden reddiyle gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılarak Adli Tıp Kurumundan alınan raporda davacının vekalet verdiği tarihte ve akit tarihinde hukuksal ehliyetten yoksun olduğu anlaşıldığından dava konusu 441 parseldeki pay temlikinin imar sonucu oluşan parseller gözetilerek iptal ve tescile karar verilmesinde, keza 179 parsel açısından kural olarak kabule karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalıların bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, 7.1.1992 tarih 103 yevmiye nolu akitte davacı Cemile'ye ait 179 parseldeki payın davalılardan Ahmet Ekmen'e temlik edildiği, davalılardan Kemal'e ise Mehmet Eytiş ve Mecali Aktaşlı'nın paylarının 600.000 TL bedelle sattıkları halde bilirkişi raporunda hatalı olarak Cemile'nin de payını Kemal'e temlik ettiği şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkemece de bu doğrultuda hüküm kurulmuştur. Oysa Ahmet'e yapılan pay temlikinin gittiği imar parsellerindeki payların iptaline karar verilmesi gerekirken Kemal'in dava dışı kişilerden satın aldığı payların imar sonucu oluşan imar parsellerindeki paylarının kabul kapsamına alınması doğru değildir.
Öte yandan, dava konusu edilen 242 parsel hakkında mahkemece olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş ise de davacı hükmü temyiz etmediğinden bu husus bozma nedeni sayılmamıştır.
Sonuç: Hal böyle olunca, davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'nun 428. md. gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy