(1086 S. K. m. 61) (4721 S. K. m. 683, 995)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu 1087 ada 20 parsel sayılı taşınmazı davalıların otopark olarak işletmek suretiyle işgal ettiğini ileri sürüp elatmanın önlenmesine ve 38.835,00 YTL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, dava konusu taşınmazı kiracı sıfatıyla kullandıklarını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmaza davalıların otopark olarak işletmek suretiyle müdahale ettikleri, kiracılık savunmasının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla tetkik hakimi Emine Solmazlar'ın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 20 parsel sayılı taşınmazın kayden davacıya ait olduğu, davalıların taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir haklarının olmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı, 16.05.2007 tarihinde vekili Avukat Oktay Altaylı aracılığıyla dava açarak maliki bulunduğu taşınmazı davalıların otopark olarak işletmek suretiyle haksız kullandığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Dosya kapsamından ve özellikle eksiğin tamamlanması yoluyla getirtilen kayıt ve belgelerden, davacı vekili Avukat Oktay Altaylı'nın dava tarihinden önce, 02.12.2005 tarihinde barodan kaydının silindiği görülmektedir.
Bilindiği gibi, HUMK'un 61. maddesi, davaya vekalet ehliyeti olmayan bir kişinin vekil sıfatıyla dava açması halinde o kişinin mahkemeye kabul olunmayacağı hükmünü amirdir.
Hal böyle olunca; taraflar arasındaki çekişmenin çözüme bağlanması, özellikle dava ekonomisi bakımından HUMK'un 61. maddesi uyarınca davacıya bir defaya mahsus olmak üzere davetiye gönderilerek, yapılan işlemlere icazet verip vermeyeceğinin sorulması ve sonucuna göre işlem yapılması gerekirken dava tarihinde barodan kaydı silinen kişi huzuru ile davanın görülmüş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalıların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.09.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy