(4721 S. K. m. 33, 588)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 181 ada 36 parsel sayılı taşınmazın Zileli İbrahim Efendi Vakfından icareli ve tapuda Ümmügülsüm, Fatma Behiye ve Ali Rıza adlarına kayıtlı olduğunu, taşınmazın on yılı aşkın süredir kayyım ile idare edildiğini ileri sürerek, gaiplik kararı verilmek suretiyle taşınmazın vakfı adına tescili isteminde bulunmuştur;
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın aslının vakıf olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava, gaiplik ve tescil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 181 ada 36 parsel sayılı taşınmazın Zileli İbrahim Efendi Vakfından icareli ve tapuda Ümmügülsüm, Fatma Behiye ve Ali Rıza adlarına kayıtlı olup, taşınmazın on yılı aşkın süredir kayyım ile idare edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı, taşınmazın öncesinin vakıf olması nedeniyle gaiplik kararı verilerek mahlulen vakfı adına tescili istemiyle eldeki davayı açmıştır.
Gerçekten de; Türk Medeni Kanunu'nun 588. maddesinde; sağ olup olmadığı bilinmeyen bir kimsenin malvarlığı veya ona düşen miras payı on yıl resmen yönetilirse ya da malvarlığı böyle yönetilenin yüz yaşını dolduracağı süre geçerse, o kimsenin gaipliğine karar verilir.
Gaiplik kararı verilebilmesi için gerekli ilan süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmazsa, aksine hüküm bulunmadıkça, gaibin mirası Devlete geçer.
Devlet, gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür. düzenlemesine yer verilmiş ve aynı yasanın 33/2, 3. maddesi hükmünde de; mahkeme gaipliğine karar verilecek kişi hakkında bilgisi bulunan kimseleri, belirli bir sürede bilgi vermeleri için usulüne göre yapılan ilanla çağırır.
Bu süre, ilk ilanın yapıldığı günden başlayarak en az altı aydır. hükmü öngörülmüştür.
Öyleyse, yukarıda değinilen düzenlemeler gözetildiğinde bir kimse hakkında gaiplik kararı verebilmesi için diğer koşulların yanında en az iki kez ilan yapılması zorunludur.
Oysa, somut olayda, bir kez ilan yapılmış ve bununla yetinilmek suretiyle mahkemece sonuca gidilmiştir.
Sonuç: O halde kurulan hükmün doğru olduğu söylenemez. Davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy