(818 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada:
Davacılar, ortak miras bırakanın 188 parsel sayılı taşınmazını diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak davalı oğluna temlik ettiğini, bu hususun daha önceden başka mirasçı tarafından açılan dava sonucunda ispatlandığını ileri sürerek, tapu iptali ve miras payları oranında tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı, davacıların dayandıkları dosyanın emsal teşkil etmeyeceğini, zira davacıların 9.2.1987 tarihinde noterde düzenledikleri: muvafakatname ve beyanname başlıklı belge ile: dava konusu taşınmazın temlikinin gerçek satış olduğu, muvazaalı olmadığı, bu satışa muvafakat edip ileride hiçbir hak talep etmeyecekleri yönünde beyanda bulunduklarını, iddiaların doğru olmadığını, miras bırakanın başka taşınmazını da çocuklarına paylaştırdığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu 188 parsel sayılı taşınmazın tapusunun muris muvazaası nedeniyle iptaline, mirasçılar adına miras hisseleri oranında tesciline dair verilen Urla Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.6.2008 tarih 2006/419 esas, 2008/284 sayılı kararın 1.6.2009 tarihinde kesinleştiği, dava konusu taşınmaz açısından kesin hüküm niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 22.6.2010 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili ile temyiz edilen vekili geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi S. T. tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı dava açma hakkı murisin ölümüyle doğan bir hak olup, her ne kadar davacılar 9.2.1987 tarihli Muvafakatname ve Beyanname belgesi düzenlemiş iseler de, bu tarih itibariyle miras bırakan henüz sağ olduğundan ve davacılar da henüz mirasçı sıfatını kazanmadıklarından doğmamış haklarından vazgeçilemeyeceği, kaldı ki, temlikin muvazaalı olduğu hususunun mirasçı Z. tarafından açılan Urla Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/419 esas sayılı davada hükmen saptandığı ve bu saptama karşısında anılan belgeye değer verilemeyeceği gözetilerek hüküm kurulmuş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığına göre; davalının temyiz itirazı yerinde değildir.
Sonuç: Reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 324.00.-TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 14.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy