(5403 S. K. m. 8)
Dava: Taraflar arasındaki davadan dolayı Söke 2. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 06.06.2013 gün ve 2013/162 esas 2013/270 karar sayılı hükmün bozulmasına ilişkin olan 18.12.2013 gün ve 14927-18220 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davalı 1997 Nolu Tarım Kredi Kooperatifi tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşüldü:
Karar: Dava, kesinleşmiş cebri satış ihalesi sonucu çekişmeli taşınmazda satın alınan payın, Tapu Müdürlüğünce 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununun 8 inci maddesi hükmü gerekçe gösterilerek intikal ve tescil işlemlerinin yapılmaması nedeniyle, bu paya ilişkin olarak tapu kaydının iptaliyle davacı adına tescili istemine ilişkindir.
Davacı, 42 sayılı parseldeki M. A.'e ait 1/3 payı ihaleyle satın aldığını, ancak 5578 s. Kanun gerekçe gösterilerek adına tescil yapılmadığını ileri sürüp 1/3 payın tapusunun iptaliyle adına tesciline karar verilmesi isteğiyle eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, Tapu Müdürlüğüne karşı açılan davanın kabulüne, davalı 1997 no'lu Tarım Kredi Kooperatifine karşı açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Çekişmeli 42 sayılı parseldeki dava dışı M. A.'e ait 1/3 payın alacaklı 1997 no'lu Tarım Kredi Kooperatifine olan borcundan dolayı 03.06.2011 günü yapılan ihaleyle davacıya satıldığı ve ihalenin kesinleştiği kayden sabittir.
Bilindiği üzere; cebri icra sonucu davacı adına tescile engel olan 5403 s. Kanunun 5578 s. Kanunun 2 nci maddesiyle değişik 8 inci maddesi 30.04.2014 tarihinde 6537 s. Kanunun 4 üncü maddesiyle değiştirilmiş olup "taşınmazlardaki pay ve paydaş adedi arttırılamaz" hükmüne yer verilmiş ve bir önceki yasadaki engel durum 6537 s. Kanunla ortadan kaldırılmıştır. Somut olayda, zaten taşınmaz 1/3 paylarla kayıtlı olduğuna ve sadece 1/3 pay cebri satışa konu edildiğine göre pay ve paydaş adedinin arttırıldığından söz edilemez.
Ne var ki, tapu iptali ve tescil davalarının kayıt maliki ya da maliklerine yöneltilmesi zorunludur.
Hal böyle olunca, kayıt maliki Mülkiye'nin davada yer alması sağlandıktan sonra 5403 s. Kanununda 6537 s. Kanunla yapılan değişiklik gözetilmek suretiyle bir karar verilmek üzere karar bozulmalıdır.
Sonuç: Anılan bu husus karar düzeltme isteği üzerine, yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından, davalının bu yönlere değinen karar düzeltme isteğinin 6100 sayılı HMK'nun geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 440. maddesi gereğince kabulüne, Dairenin 18.12.2013 tarih, 14927/18220 sayılı Bozma kararının ortadan kaldırılmasına ve yerel mahkemenin 06.06.2013 tarih, 2013/162 Esas, 2013/270 Karar sayılı kararının açıklanan bu nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nun geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.'nun 428 inci maddesi gereğince değişik gerekçeyle BOZULMASINA, 22.10.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy