MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın usülden reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davacı dışında mirasçı bulunduğu, davacının terekeye iade istemi olmayıp pay oranında tescil isteğine göre davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1933 doğumlu mirasbırakan ...’nun 16.05.2013 tarihinde ölümü ile geride mirasçı olarak davacı kızı ... ile dava dışı eşi ...'ı bıraktığı, mirasbırakanın ... 2. Noterliği’nin 05.09.2012 tarih ve 21001 yevmiye nolu vekaletnamesi ile ...’i vekil tayin ettiği, vekilin anılan vekaletnameye istinaden mirasbırakanın 8462 ada 8 parsel sayılı taşınmazını 02.10.2012 tarihinde davalı Türkiye Kızılay Derneği’ne bağış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki, mirasbırakanın ölüm tarihine göre terekesi elbirliği mülkiyetine tabidir. Davacı dışında başkaca mirasçısının bulunduğu dosya kapsamı ile sabittir. Terekeye karşı yapılan mülkiyetten kaynaklanan haksız fiil niteliğindeki muris muvazaası ve el atmanın önlenmesi gibi davaların dışında vekalet görevinin kötüye kullanılması, ehliyetsizlik vs. gibi davalarda terekeyi temsil eden tüm mirasçıların bir arada hareket etmek suretiyle davayı birlikte açmaları, ayrıca, mirasçılardan birisinin terekeye iade şeklinde dava açması halinde de tüm mirasçılarının davada muvafakatlarının sağlanması, aksi takdirde terekenin atanacak temsilci marifetiyle davada temsil edilmesi ve yürütülmesi gerekeceği (T.M.K. 640 md.) tartışmasızdır.
Her ne kadar, somut olayda, davacı tarafından miras payı oranında açılan tapu iptal ve tescil davasının dinlenme olanağı bulunmasa da, dava dışı kalan tek mirasçı ..., yargılama aşamasında , henüz karar kesinleşmeden 6.5.2016 tarihinde ölmüş olup, tek mirasçı davacı kalmıştır. 29.6.2015 tarihli Adli Tıp Kurulu raporu ile vekâletname tarihinde mirasbırakanın fiil ehliyetini haiz olmadığı saptanmış olduğundan , davanın anılan gerekçe ile reddinin usul ekonomisi (HMK m.30) ve adalete çabuk ulaşma ilkelerine uygun düşmeyeceği açıktır.
Hâl böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları, değinilen yönler itibariyle yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy