MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TENKİS
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, ortak mirasbırakanları ...’nin maliki olduğu ... ada ... parsel sayılı taşınmazdaki 1 no’lu bağımsız bölümünü mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla 02/05/2000 tarihinde yeğeni ...’ya devrettiğini, ara malik Mehmet’in de anılan taşınmazı davalı ...’a, ...’ın da annesi ...’ye ve ...’nin de yeniden ...’a devrettiğini, yapılan tüm devirlerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek, çekişmeli bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini, olmadığı takdirde tenkisini istemişlerdir.
Asli Müdahil ..., “alım satım senedidir” başlıklı 19/07/1977 tarihli satış sözleşmesinden anlaşılacağı üzere çekişmeli bağımsız bölümü mirasbırakan ile birlikte satın aldıklarını, borcunu beraber ödediklerini, ancak güven gereği mirasbırakan adına tescil edildiğini ileri sürerek, dava konusu 1 no’lu bağımsız bölümün ½ payının adına tescilini, tescil mümkün olmadığı takdirde şimdilik 10.000,00 TL’nin faizi ile birlikte kendisi dışındaki mirasçılardan tahsilini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin geçtiğini, öte yandan satışların gerçek olduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, temliklerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, asli müdahil Cemile’nin de davalı ile birlikte hareket edip kötü niyetli olduğundan bahisle davasının reddine dair verilen karar Dairece, “ ...Somut olaya gelince, asli müdahilin isteğinin inanç sözleşmesine dayalı olduğu kuşkusuzdur. Bu tür bir iddianın 05.02.1947 tarih ve 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yazılı delil ile, yoksa yemin ile kanıtlanabileceği açıktır. Eldeki davada, asli müdahil tarafından 19/07/1977 tarihli ve ‘’ Alım Satım Senedidir ‘’ başlıklı, satıcısı ..., alıcıları ... ve ... olarak gösterilen bir belge fotokopisi ibraz edilmiştir. Anılan belgenin aslı var ve geçerli ise 05.02.1947 tarih ve 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yazılı delil teşkil edeceği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca, 19/07/1977 tarihli belgenin aslının olup olmadığının araştırılması, aslı ibraz edildiği takdirde tarafların belge ile ilgili beyanlarının alınması, varılacak sonuç çerçevesinde asli müdahilin istediği ½ pay yönünden bir karar verilmesi, bunun sonucuna göre de davacıların istekleri hakkında karar verilmesi gerekirken değinilen hususlar yönünden araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş; mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın asli müdahil yönünden kabulüne, davacılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla,Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp , düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacıların yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 18.50 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 09/07/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy