MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;Asıl ve birleştirilen davada davacılar, mirasbırakan ... ’in, 16547, 16563, 16564, 16567, 16568, 16571, 16572 parsel sayılı taşınmazlarını kardeşi olan davalıya satış suretiyle devrettiğini, temlik tarihinde mirasbırakanın hukuki işlem ehliyetinin bulunmadığını, devirden sonra taşınmazların tevhit ve kat karşılığı inşaat sözleşmesine konu edilerek 21091 parsel sayılı taşınmazdaki 1, 2, 5, 7, 9, 11, 13, 15; 19929 parsel sayılı taşınmazdaki 9, 11, 12; 16572 parsel sayılı taşınmazdaki 1, 2, 3, 4 ve 5 nolu bağımsız bölümlerin davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.Asıl ve birleştirilen davada davalı, mirasbırakan hakkında alınan bir kısım hastane raporlarında kısmen hukuki ehliyeti haiz olduğunun belirtildiğini, mirasbırakanın sağlığında vasisi tarafından dava konusu taşınmazlar hakkında açılan tapu iptal-tescil davasının takipsiz bırakıldığını ve tekrar dava açılmayacağı yönünde mirasçılar arasında anlaşmaya varıldığını, ancak davacıların kötü niyetli olarak eldeki davayı açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, mirasbırakanın akit tarihinde hukuki işlem ehliyetinin olmadığının Adli Tıp Kurumu raporuyla saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, tarafların istinafı üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ehliyetsizlik iddiasına dayalı davada mirasbırakanın terekesinin elbirliği mülkiyetine tabi olduğu ve tüm mirasçıların davada yer alması gerektiği, bir kısım mirasçılar tarafından miras payı oranında açılan davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, davacıların temyizi üzerine Dairece; “...Hemen belirtilmelidir ki, ehliyetsizlik iddiasıyla üçüncü kişiler aleyhinde açılan tapu iptali ve tescil davalarında, terekeyi temsil eden tüm mirasçıların bir arada hareket etmek suretiyle davayı birlikte açmaları, ayrıca, mirasçılardan birisinin terekeye iade şeklinde dava açması halinde de tüm mirasçıların davada muvafakatlarının sağlanması, aksi takdirde terekenin atanacak temsilci marifetiyle davada temsil edilmesi ve yürütülmesi gerekmektedir (TMK'nın 640. maddesi). Ne var ki, bu kuralın mirasçılar arasında paylı mülkiyet hükümleri geçerli olduğundan, bir mirasçının diğer bir mirasçı aleyhine açtığı davalarda uygulama yeri bulunmadığı kuşkusuzdur. Somut olaya gelince, davacılar da davalı da aynı murisin mirasçılarıdır. Hâl böyle olunca, işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, davalının da mirasçı konumunda olduğu gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme ile davanın usulden reddine karar verilmiş olması doğru değildir...” gerekçesiyle bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun raporuyla mirasbırakanın akit tarihinde ehliyetsiz olduğunun saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Asıl ve birleştirilen davada davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 30.802.38. TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davalıdan alınmasına, 14.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
41.071.38. -O.H.
10.269.00. -P.H.
30.802.38. TL
Full & Egal Universal Law Academy