MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT
Davacı, kayden maliki olduğu 259 ada 2 - 4 - 5 - 6 - 7 - 8 - 9 parsel sayılı taşınmazlarının satış işlemini gerçekleştirmesi için vekil tayin ettiği davalı ...'in, taşınmazları diğer davalı ...’a satış suretiyle devrettiğini, ancak kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı ...’in vekalet görevini kötüye kullandığını ve diğer davalı ile işbirliği içerisinde hareket ederek kendisini zarara uğrattığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde bedellerinin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., dava konusu taşınmazları ve dava dışı 259 ada 3 parsel sayılı taşınmazı aynı anda ve aynı işlemle 340.000 TL nakit ve ... sitesinde bir daire vererek satın aldığını, iyi niyetli iktisapta bulunan 3.kişi olup vekil ile vekalet veren arasındaki iç ilişkiyi bilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., davacının taşınmazlarını satması için kendisine 05.10.2010 tarihli vekaletname verdiğini, o dönemde emlakçılık yaptığını, davacının 450.- 500.000 TL gibi bir değerle satmasını istediğini, arsa satışından toplam 520.000 TL tahsil edildiğini, her aşamadan davacının haberi olup işlemlerin rızası ile yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı ... hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, davacı tarafın tapu iptal ve tescile yönelik davasının reddine, davacı tarafın bedele yönelik davasının kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece, "… İkinci ve üçüncü bilirkişi raporlarında, dava ve satış tarihi itibari ile dava konusu taşınmazların değerleri eşit belirlenmesine rağmen, ilk rapora hangi gerekçeyle itibar edildiği açıklanıp, tartışılmamıştır. Öte yandan, davalı ..., dava konusu taşınmazlar için, 340.000 TL nakit para verdiğini ve ayrıca ... ... sitesinde bir daireyi vererek, taşınmazları satın aldığını savunmuş, mahkemece bu konuda bir araştırma da yapılmamıştır. Kabule göre de, davalılardan Ulaş hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddi doğru olmadığı gibi, Ulaş bakımından davanın reddine karar verilmesine rağmen, söz konusu davalının karar ilam harcından sorumlu tutulması da isabetli değildir. Hal böyle olunca, dava konusu taşınmazların değerinin belirlenmesine yönelik son iki bilirkişi raporunda aynı değerler belirtilmisine rağmen ilk rapora itibar edilmesinin gerekçesinin açıklanması, ayrıca davalı ...’ın savunmasında belirtilen hususların araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yetinilerek yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir. ...." gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın tapu iptal ve tescile yönelik davasının reddine, davacı tarafın bedele yönelik davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...’in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 26.70. TL
bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy