(765 S. K. m. 2, 11)
Dava: Gıda maddeleri tüzüğüne muhaletten sanık A. V.'ın yapılan yargılaması sonunda: Mahkumiyetine dair (ŞİŞLİ) 3. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 02.10.1937 tarihli hükmün Yargıtayca incelemesi sanık tarafından süresinde dilekçeyle istenmek ve dava evrakı C. Başsavcılığının 27.04.1998 tarihli tebliğnamesiyle daireye gönderilmekle okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği düşünüldü:
Karar: Bütün gıda maddelerinin üretiminden tüketimine kadar ki tüm aşamalarda uygulanacak veya uyulacak esaslar 1593 sayılı Kanunun 181-199 maddelerinde, 1593 Sayılı Kanunun 199. maddesi gereğince çıkarılan Gıda Maddeleri Tüzüğü, sağlık BAKANLIĞINCA ÇIKARILAN GENEL SAĞLIĞI İLGİLENDİREN yönetmelikler ve Türk Standartları Enstitüsü tarafından çıkarılıp yayınlanan gıdalara ilişkin Standartlar ile düzenlenmekte iken; 08.06.1995 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 560 sayılı K.H.K. ile gıdaların üretimi, tüketimi ve denetlenmesi yeniden düzenlenmiştir.
Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin 21. maddesiyle 1593 Sayılı Kanunun 8. Babının, getirilen düzenlemelere aykırılık gösteren hükümlerinin yürürlükten kaldırıldığı belirtilmiş ise de, düzenlemelerin bu babda yer alan 181-199'uncu maddelere aykırılığının bulunmaması, yeni düzenleme ile çıkarılması gereken Yönetmelik ve tebliğlerin tamamının henüz çıkarılmamış olması karşısında gıda tebliğlerin tamamının henüz çıkarılması olması karşısında gıda maddelerine ilişkin önceki tüm düzenlemelerin de tamamlayıcı olarak yürürlükte bulunduğunun kabulü ve her iki düzenlemede de yer alması halinde 16.11.1997 tarihinden önce lehe olma durumuna göre değerlendirme yapılması daha sonraki tarihlerde ise yeni düzenlemelerde hüküm varsa bu düzenlemelerin nazara alınması gerekecektir.
560 sayılı K.H.K.'ye 4128 Sayılı kanunla eklenen 18. maddesinin A fıkrasında ceza hükümleri gösterilmiştir. Bu maddede bazı aykırılıklar için idari para cezası, bazı aykırılıklar içinde ağır para cezası öngörülmektedir.
Türk Gıda Kodeksinin yürürlüğe girdiği 16.11.1997 tarihinden sonra işlenen suçlarda kararnamenin 18. maddesinin A fıkrasında öngörülen cezai müeyyidelerin uygulanması gerekeceği açıktır. Ancak, 16.11.1997 tarihinden önce işlenen suçlarda aykırılığın saptanmasından sonra, önce eylemin hangi madde gereğince cezalandırılması gerekeceği, kararnamenin 18. maddesinin A fıkrasının hangi bendine uyduğu saptanıp, TCK.'nun 2. ve 11. maddeleri de nazara alınarak sanık lehine uygulanma yapılması gerekecektir.
560 Sayılı K.H.K.'nin 12. maddesinin (b) bendi kodekse aykırı üretimi, (c) bendi ise sağlığa zarar verici şekilde üretimi yasaklamış, 18. maddesinin A fıkrasının (g) bendi ise müeyyidesini göstermiştir.
Bu durumda içerisinde E.Coli bulunması nedeniyle sağlığa zarar verecek muhteviyatta suyu satmak olarak gösterilen sanığın eyleminin 560 Sayılı K.H.K.ye 4128 Sayılı kanunla eklenen 18. maddesinin A fıkrasının (g) bendine uyduğu ve ön ödemeye tabi olduğu nazara alınarak buna göre uygulama yapılması lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönler incelenmeksizin hüküm bu sebeplerden dolayı (BOZULMASINA), oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy