(765 S. K. m. 459)
Dava: Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek suçundan sanık yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 03.10.2001 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık vekili ve müdahiller vekili tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 159282 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş olup gerekçeli kararda sonuç ağır para cezası takside bağlanmış olup tecil gerekçesi de gösterilmekle tebliğnamedeki kabul ve uygulamaya ilişkin c şıkkındaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Ancak;
1-Sanığın Kanık İnşaat Şirketi'nin şantiye şefi olduğu şirketin Sivas içme suyu şebekesini yapım işini üstlendiği bu nedenle 6,5 ile 7 m. genişliğinde bulunan asfalt yol üzerinde kazı çalışması yapıldığı ve kazı neticesi çıkarılan toprağın banket üzerine yığılmasına rağmen kaza tutanağı ve keşfe göre asfalt yolun 2 m. kadar kısmının da toprak yığınla işgal edildiği gerek trafik kazası tesbit tutanağında ve gerekse mahkemece yapılan keşifte düzenlenen krokide kazı yapılan yerin ön ve arkasına gerekli mesafelerle işaret levhalarının konulduğu olay günü saat 18.00 sularında ölenin kullandığı oto ile içinde diğer ölen ve müdahiller olduğu halde (doktor raporlarına göre müdahillerin aşırı alkollü olduğu) Sivas Çayboyu caddesi istikametine göre seyir halinde iken yukarıda izah edilen toprak yığınının ölenin seyir şeridine göre solda kaldığı ve ölenin seyrini etkilemediği ve ölenin virajdan çıktıktan sonra işaret levhalarına dikkat etmediği karşıdan gelen bir kamyoneti tanık C. G.'ın anlatımına göre normal geçtikten sonra direksiyon hakimiyetini kaybederek, takla attığı ve yol dışına çıkarak devrildiği şeklinde gelişen olay nedeniyle sanığın işaret levhalarını koyarak gerekli önlemi aldığı ve toprak yığınında ölenin seyrine göre solda olup trafik akışını engellemediği ve karşıdan gelen kamyonetin ölenin seyrini engelleyeceği ve sanığın kusurunu azaltacağından hareketle sanığın ölenin ve karşıdan gelen kamyonetin kusur durumlarının irdelenmesi ve oranlarının belirlenmesi için Karayolları Genel Müdürlüğünün konu ile ilgili uzmanlarından veya teknik üniversitelerin öğretim görevlilerinden oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile karar verilmesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre;
Hürriyeti bağlayıcı ceza ağır para cezasına çevrilirken 1.657.890.000 lira yerine 1.692.112.500 lira ağır para cezasına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık vekili ve müdahiller vekili temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 16.09.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy