(765 S. K. m. 30, 459)
Dava: Tedbirsizlik ve dikkatsizlik ile yaralamaya sebebiyet vermek suçundan sanıklar A.İ. ve F.Ö.'in yapılan yargılamaları sonucunda; mahkumiyetlerine dair Altınekin Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 03.05.2002 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi müdahiller vekili tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 22.05.2003 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-) Sanık A.in D. olan anne adının gerekçeli kararda D. olarak yazılması ve sabıka kaydının da bu şekilde getirtilmesi,
2-) Sanık F.G. vakti idaresindeki kamyon ile olay mahalli olan kavşağa geldiğinde, tali yoldan çıkarak, ilk geçiş hakkına sahip ana yolda seyir halinde olan diğer sanık A. yönetimindeki otobüsün sağ yan orta kısmına çarpması şeklinde gelişen olayda, sanık A.'i 1/8, sanık F.'yi 7/8 kusurlu bulan Trafik Tim Komutanı bilirkişisinin raporu kuşku yarattığından bir kez de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti Uzmanlarından oluşturulacak kuruldan rapor alınarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde eksik soruşturma ile hüküm kurulması,
3-) Olayın mağdurlarından F.T. hakkında düzenlenen geçici raporda sağ omuz ve sırtı kaplayan alanda ve sol el bileğinde muhtelif derinliklerde cilt avülsiyon ve laserasyonlarının tespit edildiği ve kesin raporda bu bulgulara istinaden mağdurun 25 gün iş ve gücünden kaldığının belirtilmesi karşısında, emsal Adli Tıp uygulamalarına göre söz konusu raporların yarattığı kuşku nazara alınarak tüm tedavi belgeleri celbedilip Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden alınacak rapor sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden noksan soruşturma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,
4-) Kendisini vekille temsil ettiren müdahiller yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi,
5-) 4806 sayılı kanun ile değişik TCK'nun 30. maddesi gereğince bin liranın küsurunun hesaba katılamayacağının lüzumu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, müdahil vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 24.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy