(765 S. K. m. 51, 72, 456, 482) (5237 S. K. m. 7, 29, 73, 86, 125) (5271 S. K. m. 253, 254) (5252 S. K. m. 9, 12) (5320 S. K. m. 18)
Dava: Kasten yaralama, sövme ve tehdit suçlarından sanıklar Şerif Ali Ç. ve Marize K. ile kasten yaralama ve sövme suçlarından sanıklar Tayfur G. ve Ali Ç.'ın yapılan yargılamaları sonucunda; sanık Şerif Ali Ç.'ın kasten yaralama ve sövme suçundan mahkumiyetine, tehdit suçundan herhangi bir hüküm kurulmamasına, sanık Marize K.'ın kasten yaralama suçundan mahkumiyetine, sövme ve tehdit suçlarından beraatine ve sanıklar Tayfur Güneş ile Ali Ç.'ın kasten yaralama ve sövme suçlarından beraatlerine dair Tavşanlı Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 12.11.2002 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi şahsi davacı sanıklar vekilleri ile O Yer C.Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 22.10.2003 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: Sanıklar Marize Kaptan ve Şerif Ali Ç. hakkında kasten yaralama, tehdit ve sövme suçları ile sanıklar Tayfur G. ve Ali Ç. hakkında kasten yaralama ve sövme suçlarından kurulan hükümler üzerinde yapılan temyiz incelemesinde;
1 - Şahsi davacı Marize K.'nın şahsi dava dilekçesinde sanık Şerif Ali Çağlar hakkında tehdit suçundan da dava açıldığı halde, bu suçtan herhangi bir hüküm kurulmaması,
2 - Sanık Marize K.'ın Şahsi davacı Şerif Ali Ç.'ı Tarlayı sen yaktın, bunun hesabını soracağım, köyden attıracağım, başına bela olacağım demek suretiyle tehdit ettiği tanıklar Necati Ç. ve Rıza G.'in beyanları ile sabit olduğu halde beraatine karar verilmesi,
3 - Şahsi davacı Marize K. aşamalardaki beyanlarında, Sanıklar Ali Ç. ve Tayfur G.'in kendisinin saçını çektiklerini ve küfür ettiklerini, tanık Ahmet K.'da bu sanıkların şahsi davacı Marize'ye küfür ettiklerini ve dövmeye yeltendiklerini ifade ettikleri halde, tanıklar Necati Ç., Filiz Ç. ve Rıza G.'in sanıklar Tayfur G. ve Ali Ç.'ın kavgaya karışmadıklarını, kavga sona erdikten sonra olay yerine geldiklerini ifade etmeleri karşısında,tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeden ve tanık Ahmet K.'ın beyanlarına itibar edilmemesinin gerekçeleri kararda gösterilmeden ve tartışılmadan eksik inceleme ile sanıklar Tayfur G. ve Ali Ç.'ın kasten yaralama ve sövme suçlarından beraatlerine karar verilmesi,
4 - Kavgayı kimin başlattığı belirlenemediği halde, sanıklar Şerif Ali Ç. ve Marize K. hakkında kasten yaralama suçundan ceza tayin edilirken haksız tahrik hükümlerinin uygulanması,
5 - Kabule göre de;
a - Sanık Şerif Ali Ç. hakkında kasten yaralama suçundan ceza tayin edilirken haksız tahrik hükümleri uygulandığı halde, sövme suçundan ceza tayin edilirken haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının gerekip gerekmediğinin tartışılmaması,
b - Sanık Şerif Ali Ç. hakkında kasten yaralama ve sövme suçlarından tayin edilen cezaları 765 sayılı kanunun 72. maddesi uyarınca içtima edilirken hesap hatası sonucu 391.505.400 lira yerine 427.096.800 lira ağır para cezasına hükmedilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
c - 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7.maddesinin 2.fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9.maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12.maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18.maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmış, 5237 Sayılı TCK. nun 73/8.maddesinde şikayete bağlı suçlarda mağdur ile failin uzlaşması halinde açılan kamu davasının düşürülmesine karar verileceği, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254.maddelerinde ise uzlaştırma işlemlerinin nasıl yapılacağına ilişkin kurallar düzenlenmiştir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7.maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9.maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş şahsi davacı sanıklar vekilleri ile O Yer C. Savcısının sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 11.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy