(765 S. K. m. 456, 457) (5395 S. K. m. 48) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9)
Dava: Silahla müessir fiil suçundan sanıklar H., G. ve M. 'un yapılan yargılamaları sonucunda; Mahkumiyetlerine dair I. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 19.6.2003 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanıklar H. ve M. ile sanık G. müdafii tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 12.7.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: Sanıklar hakkında silahla müessir fiil suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eylemlerinin 765 Sayılı TCK.nun 456/4, 457/1. ve sanık Gökhan için ayrıca 55/3.maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükümlerin sanıklar H. ve M. ile sanık G. müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan incelemede;
1- Sanık M.'un silahla müessir fiil suçunu sanık H.'nin küfür etmesinin etkisiyle işlediğinin anlaşılmasına göre hakkında tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının kararda tartışılmaması,
2- Sanık M. 'un müessir fiil suçunda bıçak kullandığına dair iddia dışında delil bulunmadığı gözetilmeden hakkında 765 Sayılı TCK.nun 457/1. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
3- Suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 4786 sayılı kanunla değişik 647 sayılı yasanın 5. maddesi gereğince ödenmeyen para cezasına 6183 sayılı kanunun 51. maddesi uyarınca gecikme zammı uygulanması,
4- 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise,failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış,5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş,bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18.maddesi ile de,1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmış, 5237 Sayılı TCK. nun 73/8. maddesinde şikayete bağlı suçlarda mağdur ile failin uzlaşması halinde açılan kamu davasının düşürülmesine karar verileceği, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddelerinde ise uzlaştırma işlemlerinin nasıl yapılacağına ilişkin kurallar düzenlenmiştir.
15.07.2005 gün ve 25876 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 48.maddesi ile de 2253 Sayılı Kanun yürürlükten kaldırılarak çocuklara özgü yargılamanın ne şekilde yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş ve lehe hükümler getirilmiştir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7.maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi ve 5395 Sayılı kanun hükümleri uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş,sanıklar H. ve M. ile sanık G. müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 24.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy