(765 S. K. m. 482) (5237 S. K. m. 7, 73) (5271 S. K. m. 253, 254) (5252 S. K. m. 9) (5395 S. K. m. 48)
Dava: Sövme suçundan sanıklar Erol Temiz, Sezai Temiz, yaralamaya teşebbüs suçundan Hüseyin Dağdelen'in yapılan yargılamaları sonucunda; sanıklar Erol ve Sezai'nin mahkumiyetlerine, sanık Hüseyin hakkında ceza tertibine yer olmadığına dair Yığılca Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 22.10.2003 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi O Yer C. Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 01.11.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: 1- Sanık Hüseyin Dağdelen hakkında silahla yaralamaya teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirir nitelikteki müştekinin hareketlerinin sanık hakkında meşru savunma hükmünün uygulanmasını gerektirmeyeceğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak;
TCK'nun 49. maddesi uyarınca (ceza tertibine yer olmadığına ve beraatine) şeklinde karar verilmesi yerine yazılı şekilde yalnızca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
2- Sanıklar Erol Temiz ve Sezai Temiz hakkında sövme suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eylemin TCK. nun 482/3. maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün O Yer C.Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde;
a) Tanıklar Mehmet Kartal, Ahmet Topçu, Şaban Şafak'ın ifadelerinde, tarafların karşılıklı olarak birbirlerine sövdüklerini beyan etmeleri karşısında sanıklar hakkında TCK'nun 485. maddesinin uygulanmasının gerekip gerekmeyeceğinin tartışılmaması,
b) 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7.maddesinin 2.fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmış, 5237 Sayılı TCK. nun 73/8. maddesinde şikayete bağlı suçlarda mağdur ile failin uzlaşması halinde açılan kamu davasının düşürülmesine karar verileceği, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddelerinde ise uzlaştırma işlemlerinin nasıl yapılacağına ilişkin kurallar düzenlenmiştir.
15.07.2005 gün ve 25876 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanununun 48.maddesi ile de 2253 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılarak, çocuklara özgü yargılamanın ne şekilde yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş ve lehe hükümler getirilmiştir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi ve 5395 sayılı Kanun hükümleri uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, O Yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 26.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy