(765 S. K. m. 566/1) (5237 S. K. m. 7/2) (5252 S. K. m. 9) (5326 S. K. m. 1)
Dava: Tehlikeye yol açmak suçundan sanık Sefer G.' in yapılan yargılaması sonucunda; MAHKUMİYETİNE dair ( TÜRKELİ ) Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 14.10.2003 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi o yer C. Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 22.10.2004 tarihli yazılarıyla dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: Sanık hakkında tehlikeye yol açmak suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eyleminin 765 Sayılı TCK.nun 566/1.maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün o yer C. Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde;
12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. Maddesinin 2. Fıkrasında "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9.maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12.maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18.maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
Yürürlükten kaldırılan 765 Sayılı TCK' da düzenlenen ve kabahat türünde olan suçların bir kısmı 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5326 Sayılı Kabahatler Kanununda yeniden düzenlenip yaptırım olarak idari para cezaları ve idari tedbirler öngörülürken, bir kısmı 5237 Sayılı TCK' da düzenlenmiş, bazılarının ise 5237 Sayılı TCK ile 5326 Sayılı Kabahatler Kanununda düzenlenmediği anlaşılmıştır.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7.maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9.maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, o yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 30.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy