(765 S. K. m. 383, 459) (5237 S. K. m. 7, 89, 171)
Dava: Tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu yaralamaya sebebiyet vermek suçundan sanık Kenan Kılıçarslan'ın yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair Aksaray/Ağaçören Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 28.11.2002 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi O Yer C.Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 19.01.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Sanık hakkında tedbirsizlik ve dikkatsizlik neticesi yaralamaya sebebiyet vermek suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda eyleminin 765 Sayılı TCK. nun 383/2. maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün O Yer C.Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde:
Sanığın işyerinde çalışan mağdurun piknik tüpü ile çay demlemek isterken yandaki benzin bidonunun alev alması ile mağdurun ateşi söndürmesi sırasında hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanması şeklinde gelişen olayda,
1- Sanığın eyleminin 765 sayılı TCK'nun 459/2.maddesi kapsamında olduğu gözetilmeden yazılı şekilde 765 sayılı TCK'nun 383.maddesi iki hüküm kurulması,
2- Kısa karar ile gerekçeli kararda nedeni gösterilmeden farklı katip isim ve imzasının bulunması,
3- 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7.maddesinin 2.fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9.maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12.maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca l.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18.maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 89.maddesinde düzenlenen ve sanığın eylemine uyan taksirle yaralama eyleminin aynı maddenin 5.fıkrası gereğince bilinçli taksir hali hariç olmak üzere soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması ve mağdurun şikayetçi olması karşısında aynı kanunun 73.maddesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7.maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9.maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, O Yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 15.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy