(765 S. K. m. 108, 456) (1412 S. K. m. 253, 254, 321, 322) (5237 S. K. m. 7, 73, 86) (5252 S. K. m. 9, 12) (5320 S. K. m. 18)
Dava: Müessir fiil suçundan sanıklar Halis Akyüz ve Aysel Akyüz'ün yapılan yargılamaları sonucunda; mahkumiyetlerine dair Nallıhan Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 27.11.2002 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanıklar tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 18.12.2003 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: 1- Sanık Aysel Akyüz hakkında müşteki Nuriye Aksoy'a karşı işlediği basit müessir fiil suçundan kurulan mahkumeyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığa atılı ve 765 Sayılı TCK. nun 456/4. maddesinde belirtilen basit müessir fiil suçunun takibi şikayete bağlı olup, müşteki tarafından, hazırlık aşamasında yapılmış, usulüne uygun bir şikayet bulunmadığı, dava açıldıktan sonra şikayet yokluğunun usulüne uygun şekilde giderilmediği gibi, karar duruşmasındaki şikayetçi olduğuna ilişkin beyanının 765 Sayılı TCK. nun 108. maddesinde belirtilen 6 aylık şikayet süresinden sonraki bir tarihe rastlaması karşısında, yargılama koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmakla 1412 Sayılı CMUK. nun 253/5. maddesi uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken davanın esasına girilerek yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, usul ve yasaya aykırı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkındaki kamu davasının 1412 Sayılı CMUK. nun 253/5. maddesi gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE,
2- Sanık Halis Akyüz hakkında müşteki Nuriye Aksoy'a karşı işlediği kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda eyleminin 765 Sayılı TCK. nun 456/4. maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükümde suç niteliklerinin belirlenmesinde ve uygulanan kanun maddelerinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayınlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7.maddesinin 2.fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş,5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanunun 18.maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 5328 Sayılı kanunla değişik 86. maddesinin 2. fıkrasında düzenlendiği ve aynı maddenin 3. fıkrasında açıklanan hallerde işlenmesi durumu hariç olmak üzere soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması ve mağdurun şikayetçi olması karşısında 5237 Sayılı kanunun 73. maddesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 12.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy