(765 S. K. m. 99, 460, 466) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9, 12) (5320 S. K. m. 18)
Dava: Müessir fiil ve kavgada korkutmak amacıyla silah çekmek suçundan sanık Rafet K. ile kavgada korkutmak amacıyla silah çekmek suçundan sanık Murat A.'ın yapılan yargılamaları sonucunda; sanık Rafet ve Murat'ın kavgada silah çekmek suçundan mahkumiyetlerine, sanık Rafet hakkında müessir fiil suçundan açılan davanın düşürülmesine dair Samsun 3. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 7.2.2002 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi O Yer C. Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 16.1.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: Sanık Rafet K. hakkında müessir fiil suçlarından şikayetten vazgeçme nedeniyle 765 sayılı TCK. nun 460. maddesi uyarınca davanın ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken aynı Kanunun 99.maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre sanık Rafet K. hakkında müessir fiil suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz itirazları yerinde olmadığından hükmün ONANMASINA,
Sanıklar Rafet K. ve Murat A. hakkında kavgada korkutmak amacıyla silah çekmek suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eyleminin 765 Sayılı TCK. nun 466/1.maddesine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün O Yer C.Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde:
1- Sanık Murat'ın kavga sırasında teşhir ettiği demir çubuğun vasıflarının belirlenerek silahtan sayılıp sayılmayacağı bilirkişi marifetiyle tesbit edildikten sonra karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile mahkumiyet hükmü verilmesi,
2- 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7.maddesinin 2.fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, O Yer C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 19.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy