(765 S. K. m. 189, 456, 457) (5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9) (5320 S. K. m. 18)
Dava: Silahla kasten yaralama suçundan sanıklar Ali Tarçın, Mustafa Tarçın ve Seyit Topçu'nun yapılan yargılamaları sonucunda; sanıklar Ali ve Mustafa hakkındaki davanın ortadan kaldırılmasına, sanık Seyit'in mahkumiyetine dair Pasinler Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 19.2.2003 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi o yer C.Savcısı tarafından istenmekle ve dosya C.Başsavcılığının 26.2.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü.
Karar: O yer C. Savcısının temyiz talebinin sanıklar Ali Tarçın, Mustafa Tarçın ve Seyit Topçu hakkında kurulan hükme yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1- Sanık Mustafa Tarçın hakkında mağdur Mikail'e karşı işlediği iddia edilen müessir fiil suçundan kurulan ortadan kaldırma hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Sanıklar Ali Tarçın ve Seyit Topçu hakkında silahla kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eyleminin 765 Sayılı TCK. nun 456/4, 456/4, 457/1. maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün o yer C.Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde;
a) Sanık Ali Tarçın hakkında 765 sayılı TCK. nun 189. maddesine göre silahtan sayılan kürekle yaralamaktan dava açılmasına ve eylemin küreğin demir kısmıyla işlendiği dosya içindeki raporlar, müşteki ve tanık beyanları ile doğrulanmasına göre, davanın vazgeçmekle düşmeyeceği gözetilmeden yazılı gerekçe ile kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesi,
b) 12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, o yer C. Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 22.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy