(5237 S. K. m. 7) (5252 S. K. m. 9, 12) (765 S. K. m. 81, 456, 457)
Dava: Silahtan sayılan aletle kasten yaralama suçundan sanık Mehmet Deniz'in yapılan yargılaması sonucunda; mahkumiyetine dair Banaz Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 7.2.2003 tarihli hükmün Yargıtayca incelenmesi sanık tarafından istenmekle ve dosya C. Başsavcılığının 27.3.2004 tarihli tebliğnamesiyle dairemize gelmekle yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: Özel tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK. nun 81/1. maddesi gereğince uygulama yapılması sonuca etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamış, temyize gelmeyen müşteki sanık Bölükbaşı Sen hakkında sövme suçundan delil yetersizliği nedeni ile beraat kararı verilmiş olmasına göre ve müşteki sanığın dosyaya yansıyan haksız bir hareketi de belirlenemediği cihetle, sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik görülmediğinden ve yine ertelemeye yer olmadığına karar verilirken sabıkalı olan ve hakkında tekerrür nedeniyle uygulama yapılan sanığın geçmiş hak ve suç işleme eğiliminin olumsuz değerlendirildiğinden bahsedildiği cihetle, tebliğnamedeki bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında silahtan sayılan aletle kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda; eyleminin 765 Sayılı TCK. nun 456/4, 457/1. maddelerine uygun gerçekleştiğinin kabulü ile kurulan hükmün sanık tarafından temyizi üzerine yapılan incelemesinde;
12.10.2004 gün ve 25611 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanarak 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinin 2. fıkrasında suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur şeklinde düzenleme yapılmış, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde ise, lehe olan hükümlerin uygulanması usulleri belirlenmiş, bu kanunun 12. maddesi ile de 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile yargılamanın nasıl yapılacağına ilişkin kurallar yeniden düzenlenmiş, 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 18. maddesi ile de, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
Açıklanan tüm bu düzenlemelerin hüküm tarihinden sonra yürürlüğe girmiş olması karşısında 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesi ile 5252 Sayılı Kanunun 9. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 29.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy