(5271 S. K. m. 145, 146, 170, 174, 253, 254, 309) (5237 S. K. m. 73)
Kasten yaralama ve tehdit suçlarından şüpheli
.. hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Üsküdar C.Başsavcılığınca düzenlenen 25.01.2006 tarihli ve 2005/12435 hazırlık, 2006/231-21 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanunun 174. maddesi gereğince iadesine dair, Üsküdar 1.Çocuk Mahkemesinin 31.01.2006 tarihli ve 2006/13 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin, Üsküdar Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığının 07.02.2006 tarihli ve 2006/5 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 28.04.2006 gün ve 18156 sayılı yazılı emre müsteniden dava dosyası C.Başsavcılığının 29.05.2006 gün ve 2006/90830 sayılı ihbarnamesiyle daireye gönderilmekle okundu;
Mezkûr İhbarnamede;
Tüm dosya kapsamına göre; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 174/1-c maddesi ön ödeme veya uzlaşmaya tabi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde ön ödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen;
İddianamenin C.Başsavcılığına iadesine karar verilir. hükmünü içermekte ise de, aynı Kanun'un 253/1. maddesi Cumhuriyet savcısı, yapılan soruşturma durumuna göre, kanunun uzlaşma yapılabilmesi olanağını verdiği hallerde, faili bu Kanunun öngördüğü usullere göre davet ederek suçtan dolayı sorumluluğunu kabul edip etmediğini sorar. hükmü karşısında, sanığın Üsküdar C.Başsavcılığında verdiği 13.06.2005 tarihli ifadesinde susma hakkını kullandığını beyan ettiği, 23.01.2006 havale tarihli dilekçesinde de aynı doğrultuda yazılı beyanda bulunduğu ve açıkça sorumluluğu kabul etmediği, bu nedenle uzlaşmaya zorlanamayacağı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK. nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu yazılı emre atfen ihbar olunmuştur.
Gereği düşünüldü:
Uzlaşma Kurumu 5237 sayılı Türk Ceza Yasasının (TCY) 73 ve 5271 Sayılı Ceza Yargılaması Yasasının (CYY) 253 ve 254. maddelerinde düzenlenmiştir. 5237 sayılı TCY'nın 73. maddesinin sekizinci fıkrasına göre, soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlarda uzlaşma söz konusu olabilir.
Uzlaşmanın söz konusu olabilmesi için suçtan zarar görenin (mağdurun) şikayette bulunması gerekir. Cumhuriyet Savcısı, gerekli araştırma ve soruşturma işlemlerini yaptıktan sonra, dava açmaya yeterli şüphe (CYY. m. 170/2) elde etmesi durumunda, uzlaştırma yoluna gidebilir. Cumhuriyet Savcısı yaptığı soruşturma sonunda, kamu davası açmaya yeterli şüphe elde ettiği suçun, şikayete bağlı olduğunu tespit ederse, şüpheliyi (faili) 5271 sayılı Ceza Yargılaması Yasasında öngörülen yöntemlere göre (CYY. m. 145, 146) çağırır. Şüpheliye (faile) önce uzlaşma kurumu anlatılıp öğretilir (5237 sayılı TCY. m.73/8).
Daha sonra, Cumhuriyet Savcısı, şüpheliye (faile) suçtan dolayı sorumluluğunu kabul edip etmediğini sorar (5271 sayılı CYY. m.253/1). 5271 sayılı CYY. nın 253. maddesinin ikinci fıkrasına göre, şüpheli (fail) suçu ve eyleminden (fiilinden) doğmuş olan maddi ve manevi zararın tümünü ya da bunun büyük bir kısmını ödemeyi ya da zararları gidermeyi kabul ettiğinde durum, mağdura veya varsa vekiline ya da yasal (kanuni) temsilcisine bildirilir.
Görüldüğü gibi, uzlaşmanın ilk ve en temel koşulu, şüphelinin (failin) suçtan dolayı sorumluluğunu kabul etmesidir.
Şüpheliye (faile), suçtan dolayı sorumluluğunu kabul edip etmediği, yukarıda açıklandığı gibi Ceza Yargılaması Yasasında öngörülen yöntemlere uygun olarak Cumhuriyet Savcısı tarafından çağrılarak sorulması gerekmektedir.
Kanun yararına bozma istemine konu olayda, Yasada öngörülen ve açıklanan yöntemlere uygun bir biçimde şüpheli (fail) çağrılıp, suçtan dolayı sorumluluğunu kabul edip etmediği sorularak uzlaşmanın ilk ve en temel koşulu yerine getirilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Yargıtay C.Başsavcılığının Adalet Bakanının Kanun Yararına Bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, dosya içeriğine göre yerinde görülmediğinden bu konudaki isteğin CYY'nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE 05.07.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy