(765 S. K. m. 456, 457) (5252 S. K. m. 9) (5237 S. K. m. 7)
Müessir fiil suçundan sanık
.. 765 sayılı TCK. nun 456/4, 457/1. maddeleri gereğince 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.1998 tarihli ve 1998/220-238 sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, önceki hükmün infaz edildiği, infaz edilmiş hükümlere 5237 sayılı TCK'nu ve 5252 sayılı TCK'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanamayacağı, uygulandığı takdirde bütün yapılan infazların yeniden yapılması gerekeceği ve kanun hükümlerinin ikinci defa infaz edilmesi mümkün olmadığından bahisle talebin reddine dair, aynı Mahkemenin 29.07.2005 tarihli ve 1998/220-238 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03.08.2006 gün ve 36146 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak kesinleşen kararına ilişkin dava dosyası C. Başsavcılığının 20.09.2006 gün ve 2006/183505 sayılı ihbarnamesiyle daireye gönderilmekle okundu;
Mezkûr İhbarnamede;
Dosya kapsamına göre, şartla tahliye kararından sonra deneme süresi içerisinde bir suç işlenmesinden dolayı şartla tahliyeden geri alınan bakiye cezanın infaz edilmekte olduğu, bu durumda hükümlünün bakiye cezasının yeniden tespit edilebilmesi bakımından lehe olan kanunun uygulanması gerekeceği cihetle,
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı TCK'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir. şeklindeki düzenlemeye ve 5237 sayılı TCKnun Zaman bakımından uygulama başlıklı 7. maddesine nazaran öncelikle yargılama dosyası üzerinden duruşma açılmak suretiyle lehe Kanunun tespit edilerek uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK. nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Gereği düşünüldü:
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 29.07.2005 gün ve 1998/220-238 sayılı ek kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesinin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine 20.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy