(5237 S. K. m. 50, 52, 62, 179) (5271 S. K. m. 223)
Bilinçli taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçlarından sanık
hakkında bilinçli taksirle yaralama suçundan açılan davanın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine, adı geçenin 5237 sayılı TCK. nun 179/2, 62/1, 50/1-a, 52.maddeleri uyarınca 1.500 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair, Kilis Sulh Ceza Mahkemesinin 01.05.2007 tarihli ve 2006/496 esas, 2007/145 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 03.10.2007 gün ve 2007/50038 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay C. Başsavcılığının 31.10.2007 gün ve 2007/219712 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu;
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın olay tarihinde sevk ve idaresindeki araç ile alkollü olarak seyir ettiği sırada, orta refüje çarparak yanında bulunan mağdurun yaralanmasına sebebiyet vermek şeklindeki eyleminden dolayı taksirle yaralama suçundan şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı verilerek, trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan ise mahkumiyet hükmü kurulduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK. nun taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçlarının geçişli suç olarak düzenlenmediği, anılan Kanun1un 179. maddesindeki suçun somut tehlike suçu olduğu, tehlike gerçekleştikten sonra ancak gerçekleşen eylemden dolayı hüküm kurulabileceği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK. nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
Gereği düşünüldü:
Sanığın sevk ve idaresindeki araçla alkollü olarak seyir ettiği esnada orta refüje çarparak mağdurun yaralamasına sebebiyet vermesi eyleminden dolayı taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçlarından hakkında açılan dava üzerine yapılan yargılama sonucunda; mağdurun şikayetçi olmaması nedeniyle taksirle yaralama suçundan açılan davanın düşürülmesine, trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan ise TCK'nun 179/2. maddesi uyarınca tecziyesine karar verilmiştir.
5237 sayılı TCK'nun 179. maddesinde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu, 2. fıkrasında ise kara, deniz, hava ve demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık ve malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare etmek suçu tanımlanmıştır. Bu şekilde tanımlanan suç ancak kasten işlenebilen suçlardandır. Maddede tanımlanan suçun kasıtlı suçlardan olduğu ve bu suçun oluşabilmesi için, aracın kasıtlı olarak kişilerin hayat, sağlık ve malvarlığı açısından tehlike yaratacak bir şekilde sevk ve idare edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda sanık, idaresindeki araçla alkollü olarak seyir ettiği esnada taksirli hareketi ile orta refüje çarparak mağdurun yaralanmasına sebebiyet vermiştir. Taksirle yaralamaya sebebiyet verme suçundan açılan davanın mağdurun şikayetçi olmaması nedeniyle düşürülmesine karar verilmiştir. Sanığın bu eyleminin kasten işlenmesi mümkün olan trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçuna dönüşmesi mümkün değildir.
Bu itibarla;
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden Kilis Sulh Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 01.05.2007 gün ve 2006/496 esas, 2007/141 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 309.maddesinin 4. fıkrasının d bendi uyarınca BOZULMASINA, sanığın atılı suçtan Beraatına ve tayin olunan cezanın çektirilmemesine 03.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy