(5237 S. K. m. 37, 86) (5271 S. K. m. 253) (5560 S. K. m. 24, 25)
Suç tarihinde onbeş yaşından büyük ve on sekiz yaşından küçük olan sanığa atılı, alt sınırı iki yılı aşmayan hapis veya adli para cezalarını gerektiren silahla müessir fiil suçu, 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunun 24. maddesi uyarınca uzlaşma kapsamındaki suçlardan olduğu, hazırlıkta uzlaşmak istemediklerini belirten tarafların, duruşmada uzlaşmayı kabul ettiklerini ifade etmeleri ve mağdurunda şikayetten vazgeçmiş olması hususları nazara alınarak, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253.maddesinde, 5560 Sayılı Kanunun 24/16. maddesiyle yapılan değişikliğe göre uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet Savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan edebilirler, hükmü ile aynı kanunun 25.maddesinde belirtilen, kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması halinde, uzlaştırma işlemleri 5271 Sayılı CMK. nun 253.maddede belirtilen esas ve usule göre mahkeme tarafından yapılır, hükümleri karşısında uzlaştırma işlemi yapılması, uzlaşmanın sağlanması halinde davanın düşürülmesi, uzlaştırma işlemlerinden sonuç alınamaması halinde hükmolunan cezanın üç yıldan az hapis cezası olması karşısında, 5395 sayılı kanunun 23. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının kararda tartışılması gerektiğinin gözetilmeden eksik inceleme ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Sanığın olaydan bir yıl önce mağdur tarafından darp edilmesinin etkisiyle atılı suçu işlediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının kararda tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanığın hükmü temyiz etmeyen arkadaşı sanık A. Akabay ile kendilerine darp eden mağdur uzun süre aradıkları ve olay günü görüşmek istediklerini belirterek buluştukları, mağdura seninle hesaplaşmak istiyoruz diyerek karanlık bir sokağa götürmek için çekiştirdikleri ve mağdurun gitmek istemeyerek direnmesi üzerine, sanıklardan hükmü temyiz etmeyen A.'in mağduru karnından bıçakla, sanık Muhammet'in ise yine bıçakla sol bacağına vurarak Adli Tıp Kurumu Balıkesir Şube Müdürıüğünün,30.05.2006 tarih ve 2006/243 sayılı raporuna göre, mağdurda sağ 10.interkostal mesafede 2-3 cm. çapında kesiye neden olan yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, sol bacak dış yüzde 1 cm. lik cilt kesisine neden olan yaralanmasının ise kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğunun belirtildiği olayda, her ne kadar sanıkların aynı suç kastı altında hareket ettikleri ve önceden aldıkları karar gereği, mağduru yaraladıkları anlaşılmış ise de mağdurda birden fazla neticenin gerçekleşmiş olması ve hangi sanığın darbesiyle, mağdurun ne şekilde yaralandığının tespit edilmiş olması karşısında, her sanığın kendi eyleminin neticesinden sorumlu olacağı gözetilerek, sanığın eylemine uyan 5237 Sayılı TCK. nun 86/2.maddesi uyarınca mahkumiyeti yerine aynı suç kastı ile hareket ettikleri ve önceden aldıkları karar gereği mağduru yaraladıkları gerekçesiyle sanığın aynı kanunun 37.maddesi yollamasıyla 86/1.maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de; sanık hakkında 5237 Sayılı TCK. nun 86/1-3e maddeleri uyarınca tayin edilen hapis cezasının aynı kanunun 87/1-d maddesi uyarınca bir kat artırılması yerine, iki kat artırılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 12.03.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy