(5271 S. K. m. 231, 264) (5237 S. K. m. 86, 116, 125) (5326 S. K. m. 29, 35) (647 S. K. m. 4) (765 S. K. m. 71)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan vekilinin ırza tasaddi, kasten yaralama ve hakaret suçlarına yönelik talepleri konusunda zamanaşımı süresinde her zaman dava açılabileceği mümkün görülmüştür.
1- Sanık hakkında sarhoşluk suçundan 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca verilen idari para cezaları aynı kanunun 29. maddesi gereğince itirazı kabil olmakla, 5271 Sayılı CMK. nun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda ya da merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın sanık ve katılanın haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
2- Şikayetçi N. Deniz'in sanığın jandarma görevlilerine sövmesi suçuyla ilgili olarak doğrudan zararının olmaması nedeniyle bu suçtan verilen hükmü temyize hakkı bulunmadığından temyiz isteminin CMUK. nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
3- Sanık hakkında geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal ve görevli memura sövme suçlarından verilen mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesinde;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
A- Geceleyin konut dokunulmazlığını ihlal ve görevli memura sövme suçlarından hükmolunan hapis cezalarının 647 sayılı TCK. nun 4. maddesiyle her bir suç için ayrı ayrı paraya çevrilmesi gerekirken 765 Sayılı TCK. nun 71. maddesi ile hapis cezaları toplandıktan sonra paraya çevrilmesi,
B- Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMY'nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 22.01.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy