(765 S. K. m. 482) (5271 S. K. m. 231, 253, 254) (5237 S. K. m. 7, 125) (5252 S. K. m. 9) (5083 S. K. m. 1, 2) (5728 S. K. m. 562)
Dava: Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre, sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Karar: 1- Sanığın, boşandığı eşi olan katılanla birlikte yaşayan küçük çocuğunu görmek için, katılanın evine geldiği, ancak çocuğuyla görüşememesi nedeniyle katılanı suçlayıp ona ev içerisinde hakaret etmesi şeklindeki eyleminin 765 Sayılı TCK. nun 482/2. maddesi 2. fıkrasına uyduğu gözetilmeden aynı maddenin 3. fıkrasına göre hükmün kurulması,
2- Sanığın eylemine uyan sövme suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması ve katılanın şikayetçi olması karşısında 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Uzlaştırma işlemlerinden sonuç alınmaması halinde 5237 Sayılı TCK. nun yürürlüğe girmesinden önce atılı suçun işlendiği gözetilerek, 5237 Sayılı TCK. nun 7. ve 5252 Sayılı Kanununun 9. maddeleri uyarınca sanığın eyleminin uyduğu kabul edilen her iki yasanın ilgili tüm hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanmak suretiyle sonuçlar belirlenmesi, 5237 sayılı TCK. nun 125/1. maddesinde hapis cezasının yanında seçimlik olarak adli para cezasının da öngörüldüğü ve suç tarihi itibariyle adli para cezasının alt sınırının 5 tam gün olduğu nazara alınarak, bulunan sonuç cezaların karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
4- 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 Sayılı Kanunun 5/2 maddesi ve 5237 Sayılı TCK. nun 7. maddesi ile 5083 sayılı kanunun 1 ve 2. maddesi uyarınca suç tarihi itibariyle temel adli para cezasının 450 YTL olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurularak fazla ceza tayini,
5- Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03.02.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy