(5237 S. K. m. 95, 116) (5271 S. K. m. 231, 238) (647 S. K. m. 6)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Dosya içeriğine göre; Sağlık ocağı lojmanının 4 nolu dairesinde oturan müştekinin oturduğu daire kapısına gelip zili çalan sanığın, kapıyı açan müştekinin içeriye girme teklifini kabul etmemesi üzerine, ayağını evin içine atarak girmeye çalışması ve kapıyı kapatmaya çalışan müştekinin saçını çekmesi şeklinde gerçekleşen eyleminde, hukuka aykırı niyetle müştekinin konutunun eklentisi niteliğinde olan apartman sahanlığı ve merdivenlerine girilmesi ile geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçunun tamamlandığı gözetilmeden, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Müştekinin katılma istemi konusunda hazır bulunan Cumhuriyet Savcısı ve sanık dinlendikten sonra davaya katılma isteminin uygun olup olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, 17.01.2007 tarihli celsede katılma kararı verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK.'nun 238/3. maddesine aykırı davranılması,
3- Sanığın adli sicil kaydındaki mahkumiyetinin, 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca ertelenmiş olduğu ve hüküm tarihi ile suç tarihi arasında 5 yıllık süre geçtiğinden, 765 sayılı TCK.'nun 95/2. maddesi uyarınca adli sicilden silinme koşulunun oluştuğunun anlaşılması karşısında hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.'nun 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık müdafii, katılan vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy