Tebliğname No : 6 - 2006/235306
MAHKEMESİ : Siverek 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/05/2006
NUMARASI : 2006/764
SUÇ : Elektrik Hırsızlığı
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
I-Beraat eden temyiz dışı sanık M..F.. K..’ ye ait olan ve sanık tarafından yarıcılık usulü ile işletilen tarım arazisinin sulanmasında kullanılan trafoya ait sayacın Bakanlık mühürleri ile oynandığına dair Ölçü Ayar İstasyonu tarafından düzenlenen rapora dayanılarak suç tutanağının düzenlenmiş olması, ancak raporda okuma veya tahakkuk hatası bulunmadığının belirtilmesi karşısında; öncelikle yöresel adetlere göre yarıcılık usulünde elektrik ve diğer giderlerinin kimin tarafından karşılandığı sanıktan sorulup, gerekirse bu konuda zabıta araştırması da yaptırılarak, suçun işlenmesinde yararı bulunan kişi tespit edildikten sonra, ziraat ve uzman elektrik mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulunun katılımı ile mahallinde tekrar keşif yapılarak, sulama mevsimi, sulanan alan, sulama süresi göz önüne alınarak trafonun tüketebileceği ortalama elektrik miktarı normal kullanıma göre bilirkişiye hesaplattırılarak, özelikle sulama mevsimlerindeki tüketim föyleri ile karşılaştırılıp, tutanak öncesi tüketimin kurulu güç ile uyumlu olup olmadığı, tutanaktan sonra tüketimde aşırı bir artış bulunup bulunmadığı, konularında bilirkişi heyetinden denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı rapor alınarak, tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tespiti gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak, talimat mahkemesince ifadelerine başvurulan tutanak tanıkları, talimat ekinde suç tutanağı bulunmaması nedeniyle açıklamada bulunamayacaklarını ifade ettikleri halde, “tutanak tanıklarının imzanın kendilerine ait olduklarını bildirdikleri” şeklinde dosya içeriğine de uygun olmayan gerekçeler ile yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
II- Kabule göre de;
5237 sayılı TCK.nun 7. ve 5252 sayılı kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığın eyleminin uyduğu kabul edilen 765 sayılı TCK.nu ile 5237 sayılı TCK.nun ilgili tüm hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanmak suretiyle sonuçların belirlenmesi, bu şekilde bulunan sonuç cezaların karşılaştırılması ve sonuca göre lehe olan kanunların belirlenmesi gerekirken, açıklanan şekilde ve denetime olanak verecek biçimde, sanığın eylemine uyduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK’ nın ilgili hükümleri uyarınca aynı Kanunun ertelemeye dair 51. maddesi ile seçenek yaptırıma ilişkin 50. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmolunabilecek sonuç cezanın da tespiti suretiyle değerlendirme yapılmadan, 765 sayılı TCK’ nın lehe olduğu gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy