Tebliğname No : 2 - 2007/198808
MAHKEMESİ : İzmir 3. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 10/04/2007
NUMARASI : 2007/273
SUÇ : Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanığa atılı hakaret suçunun aleniyet unsurunun ne şekilde gerçekleşiği kararda açıklanıp tartışılmadan sanığın 765 Sayılı TCK.nun 482/3.maddesi ile mahkumiyetine karar verilmesi,
2-5237 Sayılı TCK.nın 7. ve 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığın hakaret eyleminin uyduğu kabul edilen 5237 ve 765 Sayılı TCK.nun ilgili tüm hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanmak suretiyle sonuçlar belirlenmesi, bu şekilde bulunan sonuç cezaların karşılaştırılması ve sonucuna göre lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken,özellikle de suç tarihinde yürürlükte olup, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCY’nın 482/3.maddesinde de özgürlüğü bağlayıcı ceza ile birlikte para cezasına da hükmedilmesinde zorunluluğu bulunması, 5237 sayılı TCK.nun sanığın eylemine uyan 125.maddesinde ise özgürlüğü bağlayıcı ceza ile adli para cezasının yasada seçenekli olarak öngörülmüş olması nedeniyle bu yasadaki seçenekli cezalardan hangisinin tercih edildiği belirtilmeden, cezası ertelenmeyen sanık hakkında seçenek yaptırım olarak adli para cezasının tercih edilmesi durumunda 5237 Sayılı TCK.nun 125.maddesinin sanık lehine olacağı da gözetilerek açıklanan şekilde ve denetime olanak verecek biçimde değerlendirme yapılmadan, 765 Sayılı TCK.nun 482/3.maddesinin lehe olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Sanık müdafiinin karar duruşmasında sanığın lehine olan yasa maddelerinin uygulanmasına ilişkin talebinin, erteleme hükümlerine de kapsadığı gözetilmeden bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4-Sanığın adli sicil kaydındaki sabıkalarından İzmir 16.Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2002 gün ve 2002/306-24 sayılı ilamdaki cezasının suç tarihinden sonra kesinleştiği diğer sabıkalarının bir kısmının adli sicilden çıkarılma şartlarının gerçekleştiği bir kısmının ise 4616 Sayılı Yasa kapsamında oldukları gözetilerek, 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMY’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6.fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 Sayılı Yasanın 7.maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
5-Kabule göre de; Sanığın adli sicil kaydındaki sabıkalarından İzmir 16.Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2002 gün ve 2002/306-24 sayılı ilamdaki cezasının suç tarihinden sonra kesinleştiği diğer sabıkalarının bir kısmının adli sicilden çıkarılma şartlarının gerçekleştiği bir kısmının ise 4616 Sayılı Yasa kapsamında oldukları gözetilerek, sanığa verilen 1 ay hapis cezasının 647 Sayılı Kanunun 4.maddesinin 2.fıkrası uyarınca aynı maddenin 1.fıkrasındaki para veya tedbirlerden birisine çevrilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 01.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy