Tebliğname No : 6 - 2006/213629
MAHKEMESİ : Genç Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29/06/2006
NUMARASI : 2006/91 Karar - 2005/113 Esas
SUÇ : Su hırsızlığı
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.’nun 231/6.maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa ait bahçede abonesiz ve sayaçsız şekilde katılan kurumun su şebeke hattına musluk takarak kaçak su kullanıldığının 30.07.2005 tarihinde tespit olunarak görevlilerce su çeşmesinin sökülüp kör tapa takılarak mühürlendiği, 14.08.2005 tarihinde yapılan kontrolde kör tapanın sökülüp çeşme takıldığı ve mührün olmadığının görülmesi üzerine yeniden kör tapa takılarak mühürleme işlemi yapıldığı, 27.08.2005 tarihli kontrolde de mührün söküldüğünün tespiti üzerine yeniden mühürlendiği anlaşılmakla; suça konu bahçede sayaç bulunmasa da 5237 sayılı TCK.nun 203.maddesinde yer alan ''kanun ve yetkili makamların emri uyarınca bir şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan mührü kaldırması'' nedeniyle sanığın hırsızlık suçunun yanısıra mühür bozma suçundan da cezalandırılması gerektiği gözetilmemiş ise de, bu suç ile ilgili açılmış bir kamu davası bulunmadığı, ancak zamanaşımı süresi içinde her zaman bir karar alınmasının mümkün olduğu kabul edilmiştir.
Sanığın abonesiz ve sayaçsız şekilde katılan kurumun su şebeke hattına musluk takarak kaçak su kullanması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 142/1-a madde ve fıkrasında düzenlendiği gözetilmeden, aynı kanunun 141/1.maddesinden hüküm kurularak eksik ceza tayini karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Hükmün gerekçesinde Üsküdar 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2002/884 E – 2003/335 K sayılı ilamı ile hükmolunan ve 24.06.2004 tarihinde infaz edildiği anlaşılan 2.834.943.000 TL ağır para cezası nedeniyle TCK.nun 58.maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin ugulandığının belirtilmesi karşısında, tebliğnamedeki 1 no'lu bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Sabıkasına konu ilamların adli para cezasına ilişkin olması karşısında, 5237 Sayılı TCK.nun 51/1 madde ve fıkrasının (a) bendine göre tayin olunan cezanın ertelenmesine yasal engel bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında, ertelemeye yer olmadığına karar verilirken; “sanığın suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlığını” irdeleyen yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-5237 sayılı TCK.nun 58/7 maddesi uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, cezanın infazından sonra 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına hükmedilerek infazın kısıtlanması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 01/12/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy