Tebliğname No: 3 - 2009/85480
MAHKEMESİ : Kocaeli Çocuk Mahkemesi
TARİHİ: 13/05/2008
NUMARASI: 2008/249
SUÇ: Kasten yaralama
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
06.07.2006 tarihli celsede iddianamenin kabulü kararı okunup, açıklandıktan sonra duruşmaya başlandığı ve 19.06.2007 tarihinde sanık Yunus’un, 11.12.2007 tarihinde sanık Tolga’nın, iddianame ve ekleri okunup, yüklenen suç anlatıldıktan sonra sorgularının yapıldığının anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki iddianamenin kabulü kararı okunmadan sanıkların sorgularının yapıldığına ilişkin 1 nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Suçta kullanılan ve ele geçirilemeyen sopanın biçimi ve özellikleri mağdur ve sanık Yunus’tan sorulup, mağdura ait adli raporda gösterilen yaralanmasının meydana geliş biçimi ve ölçütleri ile bu sopanın silah sayılmasına elverişli özellikler taşıyıp taşımadığı, dolayısı ile 5237 Sayılı TCK.nun 6. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde açıklanan saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış veya saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli eşya olup olmadığı hususları irdelenip kesin olarak belirlenmeden eksik kovuşturma ile ele geçirilemeyen sopanın silah olduğu kabul edilerek sanıklar hakkında aynı kanunun 86/3-e maddesinin uygulanması,
2-Sanık müdafiin 13.05.2008 tarihli celsedeki sanıklar lehine olan hükümlerin uygulanması talebinin, 5237 sayılı TCK. Nun 52/4. maddesinin taksitlendirilmeye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını da kapsadığı halde, bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
3-08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik, 5271 sayılı CMK. nun 231. maddesinin 6. fıkrasının a, b ve c bentlerinde belirtilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan
şartlardan hangisi veya hangilerinin gerçekleşmediği denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilmeden, sanıklar hakkında “uzlaşmak istemedikleri ve suçun işleniş biçiminden” bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4-Kararda gösterilmesi gereken takdiri indirim nedeni olarak, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurulabilir. Takdiri indirim nedenlerinin neler olabileceği, sınırlı olmamak üzere ve örnekler şeklinde belirlenmiştir. Ancak; 5237 sayılı TCK. nun 61/1-a maddesine göre, temel cezanın belirlenmesi sırasında dikkate alınabilecek hususlar arasında gösterilen, “suçun işleniş biçimi” mükerrer değerlendirme yasağı dolayısıyla, takdiri indirim nedeni olarak dikkate alınmaması gerektiği ve uzlaşmanın sanığın rızasına bağlı olup, takdiri indirim nedeninin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında uzlaşmak istemeyen sanığın aleyhine olarak değerlendirilemeyeceği gözetilmeden, “suçun işleniş biçimi ve uzlaşmak istememesi” şeklinde yasal ve yeterli olmayan gerekçeye dayanarak sanık hakkında TCK. nun 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
5-Sanıklardan T.. S.. soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki beyanlarında kavganın Ramazan ile müşteki Emre arasında başladığını ve diğer sanık Y.. T..’ın da katıldığını, kendisinin müştekiye vurmadığını savunduğu, sanık Y.. T..’ın müşteki Emre’ye Ramazan ile birlikte vurduklarını ikrar etmiş olmasına göre, sanık Ramazan’ın tefrik edilen dosyası getirtilip incelendikten sonra, delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesi ile sanık Tolga’nın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi BOZULMASINA, 20.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.