Tebliğname No : 2 - 2007/215835
MAHKEMESİ : Gömeç Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 19/01/2007
NUMARASI : 2007/4 Karar - 2006/136 Esas
SUÇ : Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;
1-Katılan kurum görevlileri tarafından düzenlenen 09.08.2006 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağında “Endeks firmasının sayaç okuma işlemi sırasında sayacın sağ tarafından cam aralanarak film sokulduğunun tespit edildiği”belirtilip sayacın çalışmaması gibi maddi bir bulguya yer verilmemesi,sayacın evin dışında bulunması,sanığın tüm aşamalarda sayaçta oynama yapmadığını suçlamayı kabul etmediğini savunması ve kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen dönem ile sonraki dönemlerde tüketilen elektrik miktarları arasında kaçak kullanımı ispatlayacak bariz bir fark bulunmaması karşısında sanığın sabit olmayan atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi.
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
A-5237 sayılı TCK.nun 58/6. maddesinde tekerrür halinde hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği ve ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı, öngörülmektedir. Aynı yasanın 7. fıkrası uyarınca da hükümlülük kararında bu durumun belirtilmesi gerekmektektedir.Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin yer aldığı 5275 Sayılı Kanunun 108. maddesinde ise, yalnızca mükerrirler hakkında tayin olunan özgürlüğü bağlayıcı ceza olan hapis cezalarının ne şekilde infaz edileceği belirtilmiş olup, bu maddede adli para cezasının infazı konusunda her hangi bir düzenleme bulunmamaktadır. 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesinde adli para cezasının infazı düzenlenmiş olup, bu maddede mükerrirler hakkında hükmolunan “adli para cezasının” infazına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Bu durumda, 5237 Sayılı TCK.nun 58, 5275 sayılı Kanunun 106 ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında adli para cezasına hükmedildiği için, hükümlülük kararında, mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimlik serbestlik tedbirinin uygulanacağının belirtilemeyeceği, sonucu ortaya çıkmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle sanık hakkında hükmolunan cezanın niteliği itibariyle 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin 6. fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
B-İddianamede sanık lehine uygulanması istenen 5237 sayılıTCK’ nın 145. maddesinin uygulanmaması nedeniyle ek savunma hakkı verilmesi gerektiği gözetilmeyerek CMK’ nın 226. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 11.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy