Tebliğname No : 2 - 2007/141161
MAHKEMESİ : Elmalı Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/04/2007
NUMARASI : 2007/117
SUÇ : Kasten yaralama, hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Hakkındaki mahkumiyet kararı temyiz edilmeyerek kesinleşen sanık R.. A..'ın ifadesinde eşi N.. A.. ve komşuları Ş.. K..'nın da olay yerinde olduğunu, katılanın bağırıp çağırdığını, sanık Süleyman'ın gömleğini ve atletini yırttığını beyan etmesi, sanık S.. G..'nin de katılanın kendisine hakaret ettiğini ve gömleği ile atletini yırttığını beyan etmesi karşısında; olaya ilişkin bilgi ve görgülerinin olduğu anlaşılan tanıklar N.. A.. ve Ş.. K..'nın beyanları alınarak sanık lehine TCK'nın 29. maddesi uyarınca haksız tahrik ve 129. maddesi uyarınca haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin 3. fıkrasında “tekerrür halinde sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezasıyla adli para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunacağı” ve aynı kanunun 50. maddesinin 2. fıkrasında ise “suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde hapis cezasına hükmedilmişse bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği” düzenlenmiş olup bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkında mükerrir olması nedeniyle yasada seçenek olarak öngörülen yaptırımlardan zorunlu olarak hapis cezasına hükmedilmesi gerektiğinden bu kısa süreli hapis cezasının aynı Kanunun 50/1 maddesinde yazılı seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesine bir engel bulunmadığı gözetilerek; sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler değerlendirilerek belirlenen kısa süreli hapis cezasının aynı maddede belirtilen adli para cezası ya da önlemlerden birisine çevrilmesi gerekip gerekmediği tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Sanığa hükmolunan hapis cezalarının kanuni sonucu olarak sanığın 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin birinci fıkrasının a-b-d ve e bentlerinde belirtilen haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde gösterilen hak yoksunluğunun ise kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 23.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy