Tebliğname No : 4 - 2007/144057
MAHKEMESİ : Gölhisar Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/04/2007
NUMARASI : 2007/22
SUÇ : Kasten yaralama
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın adli sicil kaydında bulunan ve mahkemece tekerrüre esas alınan ilamdaki cezadan daha ağır yaptırım içeren Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 12.09.2000 tarih ve 1999/163 Esas, 2000/119 Karar sayılı ilamı getirtilip tekerrüre esas olup olmadığı araştırılmadan karar verilmesi ve 5237 Sayılı TCK.nın 58/6.maddesi uyarınca tekerrür nedeniyle hükmedilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildikten sonra ayrıca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak;
1-5237 Sayılı TCK.nın 58.maddesinin 3.fıkrasında "tekerrür halinde sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezasıyla adli para cezası öngörülmüşse hapis cezasına hükmolunacağı" ve aynı kanunun 50.maddesinin 2.fıkrasında ise "suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hallerde hapis cezasına hükmedilmişse bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği" düzenlenmiş olup bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkında mükerrir olması nedeniyle yasada seçenek olarak öngörülen yaptırımlardan zorunlu olarak hapis cezasına hükmedilmesi gerektiğinden bu kısa süreli hapis cezasının aynı Kanunun 50/1 maddesinde yazılı seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesine bir engel bulunmadığı gözetilerek; sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik
Durumu, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlık ve suçun işlenmesindeki özellikler değerlendirilerek belirlenen kısa süreli hapis cezasının aynı maddede belirtilen adli para cezası ya da önlemlerden birisine çevrilmesi gerekip gerekmediği tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Sanığa hükmolunan hapis cezasının kanuni sonucu olarak sanığın 5237 Sayılı TCK.nın 53.maddesinin birinci fıkrasının a-b-d ve e bentlerinde belirtilen haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde gösterilen kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy