(5271 S. K. m. 231)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
765 sayılı TCK'nun sanık lehine olduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamadeki 5237 sayılı TCK'nu ile 765 sayılı TCK arasında karşılaştırma yapılmasına ilişkin bozma düşüncesine katılınmamış, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Kuruma kaydı olan sayaç yerine kendi sayacını takarak su kullanımı yaptığı ve sayaca müdahale ettiği iddia edilen sanığın atılı suçu inkar etmesi, tutanak tanığı Ali Rıza Ö.'ın kurumca takılan sayacın çıkartılarak kurumdan habersiz, yeni sayaç takıldığını ve bu sayacın üst camının kırık olduğunu ve daha önce muhtemelen su borcundan dolayı kesilip mühürlenmesine rağmen mühürleri kırarak bu sayaç takılarak ve suyun yasal sayaçtan geçirilmeden kullanılmak suretiyle kaçak kullanım yapıldığını beyan etmesi karşısında, katılan kurumdan sanığın borcundan dolayı suyunun kesilip kesilmediği, kesilmiş ise hangi tarihte kesildiği ve sayacın sökülüp sökülmediğine ilişkin su kesme ve mühürleme tutanağı bulunup bulunmadığı araştırılarak ve tutanak tanıklarından sanığın kullandığı suyun tutanak tarihi itibariyle sayaçtan geçip geçmediği sorularak, suç tarihi öncesi ve sonrası su tüketim belgeleri getirtilip mahallinde yapılacak keşifle bilirkişiden tutanak tarihi sonrası tutanak tarihi öncesine göre tüketimde bariz artış olup olmadığı hususunda rapor alınarak, sanık sayacı sökük olduğu halde sayaçtan geçirmeksizin su kullanmış ise veya sayaca müdahale etmesi nedeniyle tutanak tarihi sonrasında öncesine göre tüketimde bariz artış var ise eyleminin hırsızlık suçunu ve mühür bozulmak suretiyle sökülen sayacın yerine yeni sayaç takılıp bu sayaçtan geçirilmek suretiyle su kullanılmış ise bu durumda da eylemin mühür bozmak suçunu oluşturup oluşturmadığı da tartışılarak hukuki durumunun buna göre değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa'nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMY'nın 231. maddesi uyarınca; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklamasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 22.02.2010 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy