Tebliğname No: 4 - 2009/42325
MAHKEMESİ : Tarsus 1.Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 18/11/2008
NUMARASI: 2008/383
SUÇLAR: Hakaret, konut dokunulmazlığını bozma, tehdit
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık hakkında hakaret suçundan verilen karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Hakaret suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’nun 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından sanık müdafiinin temyiz isteğinin aynı kanunun 317.maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE,
II-Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma ve tehdit suçlarından verilen kararlara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçundan verilen hapis cezasının ertelenmemesine karar verilirken gösterilen gerekçe yasal ve yeterli olduğundan tebliğnamadeki bu hususa yönelik (1) numaralı bozma düşüncesine katılınmamış,diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Oluşa göre;
Sanığın birden fazla kişinin yaşadığı konuta bir kez girmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin, tek suç oluşturduğu,zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı ve sadece TCK'nın 116/4.maddesi ile cezalandırılması gerektiği gözetilmeyerek cezasının aynı Kanunun 43/2.maddesi ile artırılması,
2-Kabule göre de;
A-İddianamede konut dokunulmazlığını bozma suçundan bir kez cezalandırılması talep edilen sanığa ek savunma hakkı verilmeden cezasının TCK'nın 43/2.maddesi ile artırılması suretiyle CMK'nın 226.maddesine aykırı davranılması,
B-Konut dokunulmazlığını bozma suçundan on iki ay on beş gün yerine bir yıl on beş gün hapis cezası ve tehdit suçundan 3.740 TL yerine 4.340 TL adli para cezası verilmek suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
C-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250, 2009/13 sayılı ilamında da kabul edildiği üzere,hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde nazara alınacak zararın maddi zarar olduğu ve manevi zararı kapsamadığı,katılanların konut dokunulmazlığını bozma ve tehdit suçlarından dolayı maddi zararlarının olup olmadığı araştırılarak,daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunmayan,hükmolunan cezanın tür ve süresi itibariyle de hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel bir durumunun bulunmadığı anlaşılan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususundaki kanaat ile hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekirken “müdahilin zararını karşılamamış olduğundan ve ileride karşılaycağı yönünde kanaat oluşmadığından” gerekçesiyle sanık hakkında yazılı şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş,sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 16/05/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.