Tebliğname No : 2 - 2008/85109
MAHKEMESİ : Salihli 1. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/12/2007
NUMARASI : 2007/686
SUÇ : Kasten yaralama, Hakaret
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan ve tanık Ü.. D..’un tüm aşamalarda değişmeyen beyanları ve sanığın kovuşturma evresinde katılanın kendisine bıçak salladığı kendisinin de elinin tersi ile bıçağı ittiği biçimindeki savunması ile katılanla tartıştığını kabul etmesine göre sanığa yüklenen kasten basit yaralama suçunun sübuta erdiğine yönelik mahkemenin kabulünde ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki 1 numaralı Bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Hakaret olayının yol üzerinde gerçekleştiğinin kabul edilmesi karşısında aleniyet unsurunun mevcut olduğu gözetilmeden 5237 sayılı TCK’nun 125.maddesinin 4.fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın aşamalardaki savunmalarında katılanın olaydan yaklaşık üç, dört ay önce babası R.. A..’ı Bıçakla yaraladığını, olayla ilgili yargılamının devam ettiğini beyan etmesi karşısında, bu durum araştırılarak sonucuna göre bu hususun sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirip gerektirmeyeceğinin değerlendirilmesi gerekirken haksız tahrik maddesinin uygulanabilmesi için zaman aralığının zorunlu bir etken olmadığı, haksız bir olay nedeniyle sanıkta meydana gelen öfke ve acı ile suçun işlenmesi arasında nedensellik bağının yeterli olacağı gözetilmeden, “her iki olayın farklı tarihlerde meydana geldiği bu olayın sanık hakkında tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirmediği” biçimindeki gerekçe ile haksız tahrik hükümlerinin değerlendirilmemesi,
2- Sanığın adli sicil kaydına göre sabıkasız olduğu dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı CMK’nun 231/6-a maddesinde gösterilen, “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel (objektif) koşulunun bulunduğu, aynı yasanın 231/6-c maddesinde gösterilen ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin nesnel (objektif) koşullardan bir diğeri olan suçun işlenmesi ile mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesinde esas alınacak zararın, kanaat verici basit bir araştırmayla belirlenecek maddi zarar olduğu, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda katılanın tazminat istemi bulunmadığı gibi, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen suçtan doğan ve hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği herhangi bir maddi zararın belirlenmediği gözetilerek, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nun 231.maddesinin 6.fıkrasının (b) bendinde belirtilen, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” öznel (sübjektif) koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “sanığın savunmalarında katılanın veya kamunun suçtan doğan zararını karşılamayı kabul etmediğini bildirmiş olması” biçimindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Sanığın bir meslek ve sanat sahibi olup olmadığı araştırılıp duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlendikten sonra, meslek ve sanat sahibi olduğunun anlaşılması durumunda denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlükleri tarafından bildirilen sanığın oturduğu yerde ücret karşılığı çalışabileceği kamu ve özel işyeri bulunup bulunmadığı saptandıktan sonra sonucuna göre sanık hakkında denetim süresi içerisinde yapılacak uygulamanın belirlenmesi gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde “sanığın TCK’nun 51/4-b maddesi uyarınca denetim süresi içerisinde bir kamu kuruluşunda çalıştırılmasına karar verilmesi”
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 03.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy