Tebliğname No : 2 - 2008/116470
MAHKEMESİ : Bolu 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 19/02/2008
NUMARASI : 2008/38
SANIK : N.. K..
SUÇ : Elektrik enerjisi hırsızlığı
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Kaçak elektrik tespit tutanağı içeriğine göre sanığın kiracı olarak kullandığı işyerinde katılan kurum görevlilerince yapılan inceleme sonucunda “kofra sigortasından kolon sigortasına kablo ile ayrı hat çekildiğinin” tespit edildiği, aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmeyen sanığın “suç tarihindeki kontrol sonucu kurum görevlilerince kaçak hat olduğu söylenince öğrendiğini, bilerek kaçak elektrik kullanmadığını” belirtmesi ve tutanak tanıkları S.. K.. ve C.. R..'ın anlatımlarına göre “kaçak hattın ilk bakışta görülmesinin mümkün olmadığını, sayaç kapağı açılmadan dışarıdan görülemediğini” belirtmeleri karşısında; tutanak öncesi ve sonrasına ilişkin elektrik tüketim belgeleri yakınan kurumdan getirtilip, işyerindeki kurulu güce göre elektrikli aletlerin normal kullanım süreleri de dikkate alınarak tutanak tarihinden önceki ve sonraki dönem tüketimleri karşılaştırılarak, suç tarihinden sonraki dönem tüketimde önemli bir artış olup olmadığı, özellikle tüketimlerin kurulu güç ile uyumlu olup olmadığı, ayrıca suç tutanağında belirtilen harici hattın başkası tarafından yapılmış olması halinde sanık tarafından kolaylıkla fark edilip edilmeyeceği hususunda bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre ise;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.06.2008 tarih, 2008/2-149 esas, 2008/163 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere koşullu bir düşme nedenini oluşturan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun, objektif koşulların varlığı halinde, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca 5271 Sayılı CMK.nun 231.maddesinin 5.fıkrasının son cümlesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade edeceğinden, 5237 Sayılı TCK'nun 50/1, 52/1. maddelerine göre hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına veya diğer tedbirlere çevrilmesine ve aynı yasanın 51/1.maddesine göre ertelenmesine ilişkin düzenlemelere göre daha lehe olduğu gözetilmeden, 5271 Sayılı CMK’nun 231.maddesinin 7.fıkrasına hatalı anlam verilerek; katılan kurumun zararın karşıladığı anlaşılan ve adli sicil kaydına göre daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında “hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmesine karar verildiğinden” biçimindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 01.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy