Tebliğname No : 2 - 2009/1937
MAHKEMESİ : Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/06/2008
NUMARASI : 2008/431
SUÇ : Elektrik hırsızlığı
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın yüzünde ve sanık müdafiinin yokluğunda verilen hükümde, kararın yüze karşı açıklanmasından veya yazılı bildirimden başlayarak yedi gün içinde temyiz edilebileceği belirtilmek suretiyle yasa yoluna başvuru süresinin başlangıcı konusunda duraksamaya neden olacak bir ibareye yer verilerek sanık yanıltıldığından; kendisine 17.07.2008 tarihinde tebliğ edilen hükmü 23.07.2008 tarihli dilekçesi ile temyiz eden sanık müdafiinin temyiz isteminin yasal süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1)-Kaçak elektrik tespit tutanağında; sanığa ait evde sayaçsız olarak elektrik kullanıldığının, sanığın eşi M.. D..’in “işlemler ile eşinin ilgilendiğini, mecburen böyle(sayaçsız) kullanıyoruz” dediğinin ve okuma yazması olmayan sanığın eşine evrakın okunarak teslim edildiğinin belirtilmesi ve sanığın 20.12.2007 tarihli celsedeki savunmasında; kaçak elektrik tutanağının düzenlendiği “Z..G.. Mahallesi, A.. Mevkii, ... Sokak, No;.. , Daire: ..” adresinde tutanağın düzenlendiği tarihte kiracısı N.. A..’in oturduğunu, kiracının sayaçsız elektrik çekmiş olabileceğini, söz konusu binada 3 aboneliğinin olduğunu, tutanağın tutulduğu tarihte kendisinin evde olmadığını, eşinin evde olup, okuma yazması olduğunu, sonradan öğrendiğine göre, gelen görevlilerin kiracısının hanımı ile muhatap olduklarını, onun okuma yazması olmadığını söyleyerek suçu kabul etmemesi karşısında; tutanak tanıkları, sanığın eşi M.. D.. ve kiracı olduğu belirtilen N.. A.. tanık olarak dinlenerek ve zabıta aracılığı ile araştırılarak kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen evde suç tarihinde kimin oturduğu belirlenip, sanıktan başka bir kişinin oturduğunun anlaşılması halinde bu kişi hakkında ek iddianame ile dava açılması sağlanıp, deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken bu husus araştırılmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
2)-Gerekçeli kararda, iddia makamının esas hakkında görüşünün gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 34/1. ve 230/1-a maddelerine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 22.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy