(5237 S. K. m. 116)
Dava ve Karar: Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Sanık hakkında mala zarar vermek ve müşteki A.'ye karşı işlediği kasten yaralama suçlarından hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre hükmün; 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun'un 3-B maddesi ile değişik 1412 sayılı CMUK'nın 305/1. maddesi gereğince hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından sanığın temyiz isteğinin aynı Kanun'un 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE,
2- Sanık hakkında müşteki M.'ye karşı işlediği kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
3- Sanık hakkında konut dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak,
Konut dokunulmazlığını bozmak suçunun işlenebilmesi için failin rıza dışında başkasına ait konuta veya eklentiye girmesi veya rıza ile konuta veya eklentiye girdikten sonra çıkmaması gerekir. Aynı konutta oturanların veya olayın özelliğine göre eve girilmesine izin verilen yakın akrabaların bu suçta fail olmayacakları kabul edilmektedir.
Bu saptamalar ışığında dosyamıza konu olaya bakıldığında sanık savunması, müştekilerin beyanı ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ve müşteki A.'nin evli iken dosyadaki nüfus kaydından, 08.06.1999 tarihinde boşandıklarının anlaşıldığı, ancak o tarihten itibaren aradan geçen uzun süreye rağmen aynı evde kalmaya devam ettikleri ve bu itibarla müştekilerin sanıkla aynı evde kalmak konusunda rızalarının bulunduğu nazara alındığında evin kapısını kırıp içeri girmesi şeklinde gerçekleşen olayda sanığın üzerine atılı konut dokunulmazlığını bozmak suçunun başkasına ait konuta rıza dışı girmek unsurunun bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy