Tebliğname No: 2 - 2008/104106
MAHKEMESİ : Karadeniz Ereğli 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 01/11/2007
NUMARASI: 2007/388
SUÇ: Hırsızlık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-) 5271 sayılı CMK’ nun 52. Maddesinin 1. Fıkrası uyarınca tanıkların kimliklerinin ayrı ayrı saptanıp her tanık ayrı ayrı ve sonradan dinlenen tanık yanında olmaksızın dinlenmeleri gerektiği gözetilmeden, 14.02.2007 tarihli keşifte dinlenen tutanak düzenleyici tanıklar İlhami Coşkun ve Zeki Duman’ ın anlatımlarının birlikte tutanağa geçirilmesi suretiyle anılan maddeye aykırı davranılması,
2-) 5237 Sayılı TCK.nun 58/6. maddesinde tekerrür halinde hükmolunan cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirileceği ve ayrıca mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı öngörülmektedir. Aynı yasanın 7.fıkrası uyarınca da hükümlülük kararında bu durumun belirtilmesi gerekmektedir. Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirlerinin yer aldığı 5275 Sayılı Kanunun 108. maddesinde ise, yalnızca mükerrirler hakkında tayin olunan özgürlüğü bağlayıcı ceza olan hapis cezalarının ne şekilde infaz edileceği belirtilmiş olup, bu maddede adli para cezasının infazı konusunda herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.
5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesinde adli para cezasının infazı düzenlenmiş olup bu maddede mükerrirler hakkında hükmolunan "adli para cezasının" infazı hakkında düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu durumda 5237 Sayılı TCK.nun 58, 3275 Sayılı Kanunun 106 ve 108. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında adli para cezasına hükmolunduğu halde hükümlülük kararında mükerrirlere özgü infaz rejimine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanamayacağı sonucu ortaya çıkmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle sanık hakkında hükmolunan cezanın niteliği itibariyle 5237 Sayılı TCK.nun 58.maddesinin 6.fıkrası uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi
Bozmayı gerektirmiş sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 17.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.