Tebliğname No: 2 - 2008/80771
MAHKEMESİ : Ankara 12. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ: 25/12/2007
NUMARASI: 2007/297
SUÇ: Su hırsızlığı
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.’nun 231/6.maddesinin a bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkum olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin a, b, d, e bentlerinde sayılan haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, 53/1-c maddesi uyarınca hükmolunan kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına dair güvenlik tedbirinin koşullu salıvermeye kadar uygulanması, hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olup infaz aşamasında gözetilmesi mümkün olduğundan, “sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasına” karar verilmesiyle yetinilmesi yeterli görülmekle, tebliğnamedeki (2) numaralı bozma düşüncesine, gerekçeli kararda Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşüne yer verilmemiş olması ise; hükümden sonra yürürlüğe giren 6217 Sayılı Yasının 26. maddesi ile 5320 Sayılı Yasaya eklenen geçici 3. maddesinde “1/1/2014 tarihine kadar, asliye ceza mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısı bulunmayacağı” yönündeki düzenleme karşısında, bu aykırılık sonuca etkili görülmediğinden tebliğnamedeki (3) numaralı bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suç tutanaklarında, sanık hakkında 06.07.2006 ve 06.09.2006 tarihinde tutulan tutanaklarla birlikte toplam 77 adet tutanak bulunduğunun belirtilmesi karşısında; sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi açısından, diğer tutanakların akibeti araştırılarak, dava açılmış olanların, yasal olarak mümkün ise birleştirilmesi, yargılamaları son ermiş ise, dosyası getirtilip incelenerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanığın soruşturma aşamasındaki 12.04.2007 tarihli ifadesinde kaçak kullanım bedelini ödediğini savunması karşısında; kaçak kullanım bedelinin ödenip ödenmediği hususu katılan kurumdan sorularak, sonucuna göre hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 168. maddesinin uygulanma şartlarının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- Sanığın daha önce üç aydan fazla hapis cezasına mahkum edilmemiş olması karşısında, suçu işledikten sonra yargılama sürecinde pişmanlık gösterip göstermediği dikkate alınıp tekrar suç işleyip işlemeyeceği konusunda oluşan kanaat değerlendirilerek cezasının ertelenip ertelenmeyeceğine karar verilmesi gerekirken, suçun işlenmesi aşamasındaki davranışlarını değerlendiren ve 5237 sayılı TCK’nun 51.maddesinde yer verilmeyen, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle cezanın ertelenmesine yer olmadığına karar verilmesi,
4- 5237 sayılı TCK.nun 51/7. maddesi uyarınca, erteli hapis cezasına ilişkin değerlendirmenin, deneme devresi içinde işlenen ikinci suç kesinleştikten sonra aynen infazına karar verilen ilama ait dosya üzerinde yapılması gerektiğinden, mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sanığa ait erteli hapis cezasının aynen infazına karar verilmesi,
5- Sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a. maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, 141/1. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, sanığın CMUK’ nın 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakları saklı kalmak üzere bu sebeplerden dolayı (BOZULMASINA), 20/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.